The Haunted did it Videosunu İzle
Up For Air Music Video By Indigo Road Videosunu İzle
Up For Air Music Video By Indigo Road Videosunu İzle
Transformers 2 La revanche - Trailer Videosunu İzle
Transformers 2 La revanche - Trailer Videosunu İzle
Baydemir DTP'yi fena uçurdu
Baydemir DTP'yi fena uçurdu
Baydemir ilk kez bir TV kanalında DTP ve Diyarbakır'ı tartıştı. Baydemir öyle bir sözler söyledi ki çok konuşulacak.
Diyarbakır'ın DTP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, AK Parti'nin Diyarbakır'ı kazanmasının hayal olduğunu söyledi. Baydemir, "AK Parti'ye 22 Temmuz seçimlerinde muhalefet yapmadıklarını da söyleyerek bizi hayal kırıklığına uğrattı" dedi. İşte detaylar;
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Erdoğan'ın kendilerini büyük hayal kırıklığına uğrattığını söyledi. AK Parti'ye yönelik bölgede muhalefet yapmadıklarını söyleyen Baydemir, Diyarbakır'ı kaybetmelerinin ise mümkün olmadığını iddia etti.
Uzun bir aradan sonra ilk kez FOX TV'de Doğan Şentürk'ün hazırlayıp sunduğu programda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Baydemir, bölgedeki sorunların asıl sorumlusunun hükümet olduğunu iddia etti.
İşte Baydemir'in canlı yayında söylediği o tartışılacak sözleri;
"DİYARBAKIR'A KAYBETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL"
Bir kere açık ve net söylemek gerekirse (Diyarbakır'ı kaybetmeleri) böylesi bir olasılığı ben görmüyorum. Olmayacak bir olasılık üzerinde de yorum yapmak gerekli görmüyorum. En nihayetinde demokrasi denilen olgu, halkın hür iradesidir. Halkın hür iradesi neyse, ben dahil başımızın taçı olmalıdır.
"YEREL YÖNETİMLER HÜKÜMET GİBİDİR"
Açık ve net söylemek gerekirse son 10 yılda yerel yönetimlerdeki hizmet performansımız, bunu detaylardırabiliriz umarım, Diyarbakır'ın sorunlarına ilişkin çözümler son 10 yılda vücut bulmuştur. Bana sorarsanız bir kentin belediyesi, o yerin hükümeti demektir. Bakın bunu sadece Diyarbakır için söylemiyorum.
Diyarbakır'da DTP uçtu AK Parti diplerde! İşte Baydemir'in Diyarbakır anketi;
"DİYARBAKIR'DA SON ANKET"
Özü itibariyle biz bu tür anketler, her ne kadar KONDA son derece bilimsel ve teknik olarak bir araştırma yapmış olsa dahi, en nihayetinde bir çok kuruluş kendine dair araştırma yaptırmaktadır. Nihayetinde anketler bir sonuç verse dahi asıl yetki yurtdaşın kendisindedir. Ancak şunu söyleyeyim. Söz konusu anketlerde ana hatlarıyla ifade etmem gerekirse, hizmette memnuniyet virgülleri unutabilirim yüzde 80'lerde. Diyarbakır'da yaşamaktan mutlu musunuz sorusuna verilen cevap yüzde 80'lerde. Bu açıdan bizim için memnuniyet vericidir.
Yine KONDA'nın araştırmasına göre DTP ve Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in oy oranı yüzde 60'lardadır. AK Parti'ye ilişkinde yüzde 14'tür. Kararsızlar dağıtıldığında AK Parti yüzde 19'lara çıkmakta, DTP yüzde 70'lere vurmaktadır. Tabii ki bu bir ankettir.
"AK PARTİ'Yİ ŞANS OLARAK GÖRDÜK"
Açıkça söylüyorum bunu tüm yurtdaşlarımızda bilsinler, 2007 seçimlerinde partimiz ben de dahil olmak üzere ciddi bir muhalefet yapmadık. Bunun nedenleri de açıkçası irdelenebilir, tartışılabilir. 2005 yılının sonlarına kadar ve hatta 2006 yılının başlarına kadar, kendi adıma Osman Baydemir olarak da hem Türkiye Avrupa Birliği ilişkilerinde ülkede reform sürecinde, bölgedeki yoksulluğun ortadan kaldırılmasında AK Parti Hükümetininin şans olduğuna ben de inanıyordum. Açık ve net olarak söylüyorum hükümet benim gibi yığınları yanılttı. Örneğin 2006 yılının Mart olaylarından sonra benim hükümete ve Başbakan'a olan güvenimi yürettim. Bu güven bunalımı sadece şahsıma yönelik olduğunu düşünmüyorum. Geniş kitlelerin bir hayal kırıklığı var bölgemizde.
Baydemir ilk kez bir TV kanalında DTP ve Diyarbakır'ı tartıştı. Baydemir öyle bir sözler söyledi ki çok konuşulacak.
Diyarbakır'ın DTP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, AK Parti'nin Diyarbakır'ı kazanmasının hayal olduğunu söyledi. Baydemir, "AK Parti'ye 22 Temmuz seçimlerinde muhalefet yapmadıklarını da söyleyerek bizi hayal kırıklığına uğrattı" dedi. İşte detaylar;
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Erdoğan'ın kendilerini büyük hayal kırıklığına uğrattığını söyledi. AK Parti'ye yönelik bölgede muhalefet yapmadıklarını söyleyen Baydemir, Diyarbakır'ı kaybetmelerinin ise mümkün olmadığını iddia etti.
Uzun bir aradan sonra ilk kez FOX TV'de Doğan Şentürk'ün hazırlayıp sunduğu programda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Baydemir, bölgedeki sorunların asıl sorumlusunun hükümet olduğunu iddia etti.
İşte Baydemir'in canlı yayında söylediği o tartışılacak sözleri;
"DİYARBAKIR'A KAYBETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL"
Bir kere açık ve net söylemek gerekirse (Diyarbakır'ı kaybetmeleri) böylesi bir olasılığı ben görmüyorum. Olmayacak bir olasılık üzerinde de yorum yapmak gerekli görmüyorum. En nihayetinde demokrasi denilen olgu, halkın hür iradesidir. Halkın hür iradesi neyse, ben dahil başımızın taçı olmalıdır.
"YEREL YÖNETİMLER HÜKÜMET GİBİDİR"
Açık ve net söylemek gerekirse son 10 yılda yerel yönetimlerdeki hizmet performansımız, bunu detaylardırabiliriz umarım, Diyarbakır'ın sorunlarına ilişkin çözümler son 10 yılda vücut bulmuştur. Bana sorarsanız bir kentin belediyesi, o yerin hükümeti demektir. Bakın bunu sadece Diyarbakır için söylemiyorum.
Diyarbakır'da DTP uçtu AK Parti diplerde! İşte Baydemir'in Diyarbakır anketi;
"DİYARBAKIR'DA SON ANKET"
Özü itibariyle biz bu tür anketler, her ne kadar KONDA son derece bilimsel ve teknik olarak bir araştırma yapmış olsa dahi, en nihayetinde bir çok kuruluş kendine dair araştırma yaptırmaktadır. Nihayetinde anketler bir sonuç verse dahi asıl yetki yurtdaşın kendisindedir. Ancak şunu söyleyeyim. Söz konusu anketlerde ana hatlarıyla ifade etmem gerekirse, hizmette memnuniyet virgülleri unutabilirim yüzde 80'lerde. Diyarbakır'da yaşamaktan mutlu musunuz sorusuna verilen cevap yüzde 80'lerde. Bu açıdan bizim için memnuniyet vericidir.
Yine KONDA'nın araştırmasına göre DTP ve Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in oy oranı yüzde 60'lardadır. AK Parti'ye ilişkinde yüzde 14'tür. Kararsızlar dağıtıldığında AK Parti yüzde 19'lara çıkmakta, DTP yüzde 70'lere vurmaktadır. Tabii ki bu bir ankettir.
"AK PARTİ'Yİ ŞANS OLARAK GÖRDÜK"
Açıkça söylüyorum bunu tüm yurtdaşlarımızda bilsinler, 2007 seçimlerinde partimiz ben de dahil olmak üzere ciddi bir muhalefet yapmadık. Bunun nedenleri de açıkçası irdelenebilir, tartışılabilir. 2005 yılının sonlarına kadar ve hatta 2006 yılının başlarına kadar, kendi adıma Osman Baydemir olarak da hem Türkiye Avrupa Birliği ilişkilerinde ülkede reform sürecinde, bölgedeki yoksulluğun ortadan kaldırılmasında AK Parti Hükümetininin şans olduğuna ben de inanıyordum. Açık ve net olarak söylüyorum hükümet benim gibi yığınları yanılttı. Örneğin 2006 yılının Mart olaylarından sonra benim hükümete ve Başbakan'a olan güvenimi yürettim. Bu güven bunalımı sadece şahsıma yönelik olduğunu düşünmüyorum. Geniş kitlelerin bir hayal kırıklığı var bölgemizde.
0
yorum
25 Şubat 2009 Çarşamba
Online oyun keyfine ne dersiniz?
Online oyun keyfine ne dersiniz?
İnternette 'online oyun' oynamanın keyfini çıkarmak ister misiniz? O zaman buyurun playray oyun sitesine...
İnternette 'online oyun' oynamanın keyfini çıkarmak ister misiniz? O zaman 'www.playray.web.tr' adresini ziyaret etmeniz gerekecek.
Peki bu site neleri kapsıyor? Burada sadece oyun oynamakla kalmayıp, yeni arkadaşlıklar da edinebilirsiniz. Kendi karakterinizi yaratıp, istediğiniz gibi şekillendirebilirsiniz...
'Playray' oyun sitesine üye olmak için kayıt yaptırmanız gerekmektir. Birbirinden zevkli oyunlarla, edineceğiniz arkadaşlarla, yapacağınız sohbetlerle gününüze neşe katabilirsiniz.
Bu sitede, Minigolf, poker, bilardo, satranç, sudoku ve daha bir çok oyun sizleri bekliyor... E hadi ne duruyorsunuz..?
İnternette 'online oyun' oynamanın keyfini çıkarmak ister misiniz? O zaman buyurun playray oyun sitesine...
İnternette 'online oyun' oynamanın keyfini çıkarmak ister misiniz? O zaman 'www.playray.web.tr' adresini ziyaret etmeniz gerekecek.
Peki bu site neleri kapsıyor? Burada sadece oyun oynamakla kalmayıp, yeni arkadaşlıklar da edinebilirsiniz. Kendi karakterinizi yaratıp, istediğiniz gibi şekillendirebilirsiniz...
'Playray' oyun sitesine üye olmak için kayıt yaptırmanız gerekmektir. Birbirinden zevkli oyunlarla, edineceğiniz arkadaşlarla, yapacağınız sohbetlerle gününüze neşe katabilirsiniz.
Bu sitede, Minigolf, poker, bilardo, satranç, sudoku ve daha bir çok oyun sizleri bekliyor... E hadi ne duruyorsunuz..?
Tilbe, Tatlıses'in p.z.v.n.k dediği kişileri açıkladı
Tilbe, Tatlıses'in p.z.v.n.k dediği kişileri açıkladı
Tatlıses ile Tilbe arasındaki kavga büyüyor.Telefon dökümlerinin yayınlanmasına Tilbe'nin tepkisi sert oldu. İşte o tartışma;
İbo Show'daki rezillik sürüyor! Tatlıses'in özel telefon görüşmelerinin dökümleri ile faturaları yayınlamasına Yıldız Tilbe'nin cevabı sert oldu. Tilbe, onun parasına ihtiyacım yok derken, programın p.ç olduğunu söyledi. Tilbe, Tatlıses'in p.z.knler dediği o isimleri de açıkladı.
Yıldız Tilbe, İbo Show'da yaşanan rezaletin perde arkasını NTV'de Can Dündar'a anlattı. Tilbe, İbrahim Tatlıses'in yayınladığı faturalara bir anlam veremediğini söyleyerek, "Ben bu tür programlar için 20 bin TL alıyorum. İstedim vermedi onun yerine kıyafet aldı" dedi. Tehditler aldığını, programı da Tatlıses'in p.ç ettiğini söyleyen Tilbe, şarkıları için de yasal işlem başlatacağını ifade etti.
İşte Tilbe'nin canlı yayındaki o sözleri;
Yaklaşık bir yıldır kendi menejerim, kendi menejeri ve ortak tanıdık menejerle aracılığıyla beni programına davet etti. Bende yeni albümüm olmadığı ve eski şarkılarımı söylemekten sıkıldığım için yeni albümüm çıktığı zaman çıkacağımı söyledim. Bu bir yıl içinde aramaya devam etti. Kuşadası'ndaki evime gitmiş, mahallemde dolaşmış 4-5 kez orada beni aramış. İzmir'deki evimin oralarda dolaşıyor.
"PROGRAM İÇİN 20 KAĞIT İSTEDİM"
Neyse beni bir hafta önce tekrar aradı ve bir şarkı istediğini söyledi. Bende ona beş tane şarkı söyledim ve iki tanesini telefonuna kaydetti. Bu arada da beni programa davet etti. Bende ona bana 20 kağıt verirsen, programına gelirim İbrahim Abi dedim. Ben kimseye para vermiyorum dedi. Bende o zaman bu para bedelinde kıyafetler alırsın dedim. Bir de beşi bir yerde takarsın dedim, program için istedim bunları. Kabul etti, ben ona silah dayamadım programa çağırması için. Ondan sonra da programına gittim. Fakat gördüğünüz gibi rezillik çıkardığı için o kıyafetlerden sadece iki tanesini giyebildim.
"ŞARKILARIMI KESTİ"
Ben bir şarkı söylerken üç kez tonunu değiştirdi yukarıya aldı şarkımı. Ondan sonra şarkımı söylerken kesti ve dedi ki Adanalım'da geçerken bu dadanalı ne demek? Bunu kesti. Ondan sonra arabeks bir şarkı söylüyorum, bu kimin şarkısı diyerek onu da kesti. Üçüncü olarak pardon dördüncü olarak "Kandıramassın" beni kesti. Neden kesiyorsun şarkımı.
"REKLAM ARASINDA ÇAĞIRDI GİTMEDİM"
Reklam arasında görmediğiniz şeylerde ise kendi kulisine gitti odasına, beni de odasına çağırdı ben odasına gitmedim. Ben programda kaldım ve seyircilerle birlikte kendi şarkılarımı söyledik koro halinde. Bütün olan budur, bunun dışında bir şey olmadı.
İBO'NUN SÖYLEDİĞİ P.Z.KLERİ AÇIKLADI"
Elim ayağım titriyor yemin ederim kaç gündür. Orada bahsettiği kişiler yani adını alamayacağım küfrü. Rahmetli Hilmi Topaloğlu'dur Prestij Müzik'ten Burhan Aydemir'dir ve Mahsun Kırmızıgül'dür. Kaldı ki beni onlardan almadı, Aydın Oskay'dan aldı kendisi. Beni onlardan almadı, ben onu aramadım dayak yedikten sonra. Bana bir yardımı olmadı ki! Beni Aydın Oskay'dan aldı kendisi. Ondan ayrıldıktan sonra gönül rahatlığıyla yaptığım albümler 1,5 milyon sattı.
"TELEFONDA ALLAH'A KÜFRETTİ"
Madem ben o kadar kötüydüm neden satmadı başka şirkete. Neden kendi albümlerinde benim Dağlar, Ayrılamam, Anam, Ben de İnsanım, Kop Gel Günahlarım'dan, Beni Benden Alırsan adlı şarkılarımı okudu ben bu kadar kötüysem eğer. Neden bunu yaptı ben bunu anlamış değilim. Kaldı ki internette yayınladığı bu telefon görüşmesinde benimle konuşurken ne Allah, ne ana ne kitap ne avrat hiçbir şey dümdüz gidiyordu bunları niçin yayınlamadı?
"O ÇAĞIRDI GİTTİM"
Bu konuşmalar böyle değil. Beni şarkı istemek için aradı, ondan sonra programına davet etti. Benim iki saatim 20 bin Türk Lirası'dır anlatabildim mi? O benim fiyatımı hiç bir şekilde ödemeyez. O kendisi ısrar ettiği için programlarına katıldım.
"PROGRAMI P.Ç ETTİ"
Onun programında giymek için 4-5 kıyafet istedim; fakat program p.ç olduğu için sadece iki tanesini giyebildim. Önümüzdeki haftada herhangi bir canlı yayında onun kıyafetlerini ve altınlarını iade edeceğim. Benim onun alacağı üç kuruşukluk altına veya üç kuruşluk kıyafete ihtiyacım yok anlatabildim mi? Eğer bu kadar iyi insanla, kızım kızımsa aldığı üç kuruşu neden söylüyor? Neden böyle davranıyor ben bunu anlamıyorum.
"TELEFONA NEDEN KAYDETMİŞ"
Tüm bunları hesaplamış ki telefona kaydetmiş. Onun bana kini neden kaynaklanıyor bilmiyorum. Bu neyin kini nedir bilmiyorum. Bilmiyorum anlamıyorum yani açıklamasını bekliyorum kendisinden. Kendisinin bana hiç bir şekilde hakkı geçmemiştir. Benimle çalışan herkese her türlü hakkım geçmiştir şu ana kadar.
"ŞARKILARIMI YASAKLIYORUM"
Şarkılarımı yasaklayacağım Can Bey. Bundan sonra benim şarkılarımı okuyamacak. Kendisini kınıyorum ben buradan.
"TEHDİT TELEFONLARI ALIYORUM"
Tehdit telefonları alıyorum bu arada. Sen de günün göreceksin, senin de bir kaç kurşunluk hakkın var. Ailem ve kendim için korkuyorum. Kınıyorum söyleyecek bir söz bulamıyorum. Urfa peygamberler şehri, Urfa'yı da rezil ediyor bu. Yani söyleyecek söz bulamıyorum, kınıyorum. Ben bir kadınım, duruşu çok belli bir kadınım.
Tatlıses ile Tilbe arasındaki kavga büyüyor.Telefon dökümlerinin yayınlanmasına Tilbe'nin tepkisi sert oldu. İşte o tartışma;
İbo Show'daki rezillik sürüyor! Tatlıses'in özel telefon görüşmelerinin dökümleri ile faturaları yayınlamasına Yıldız Tilbe'nin cevabı sert oldu. Tilbe, onun parasına ihtiyacım yok derken, programın p.ç olduğunu söyledi. Tilbe, Tatlıses'in p.z.knler dediği o isimleri de açıkladı.
Yıldız Tilbe, İbo Show'da yaşanan rezaletin perde arkasını NTV'de Can Dündar'a anlattı. Tilbe, İbrahim Tatlıses'in yayınladığı faturalara bir anlam veremediğini söyleyerek, "Ben bu tür programlar için 20 bin TL alıyorum. İstedim vermedi onun yerine kıyafet aldı" dedi. Tehditler aldığını, programı da Tatlıses'in p.ç ettiğini söyleyen Tilbe, şarkıları için de yasal işlem başlatacağını ifade etti.
İşte Tilbe'nin canlı yayındaki o sözleri;
Yaklaşık bir yıldır kendi menejerim, kendi menejeri ve ortak tanıdık menejerle aracılığıyla beni programına davet etti. Bende yeni albümüm olmadığı ve eski şarkılarımı söylemekten sıkıldığım için yeni albümüm çıktığı zaman çıkacağımı söyledim. Bu bir yıl içinde aramaya devam etti. Kuşadası'ndaki evime gitmiş, mahallemde dolaşmış 4-5 kez orada beni aramış. İzmir'deki evimin oralarda dolaşıyor.
"PROGRAM İÇİN 20 KAĞIT İSTEDİM"
Neyse beni bir hafta önce tekrar aradı ve bir şarkı istediğini söyledi. Bende ona beş tane şarkı söyledim ve iki tanesini telefonuna kaydetti. Bu arada da beni programa davet etti. Bende ona bana 20 kağıt verirsen, programına gelirim İbrahim Abi dedim. Ben kimseye para vermiyorum dedi. Bende o zaman bu para bedelinde kıyafetler alırsın dedim. Bir de beşi bir yerde takarsın dedim, program için istedim bunları. Kabul etti, ben ona silah dayamadım programa çağırması için. Ondan sonra da programına gittim. Fakat gördüğünüz gibi rezillik çıkardığı için o kıyafetlerden sadece iki tanesini giyebildim.
"ŞARKILARIMI KESTİ"
Ben bir şarkı söylerken üç kez tonunu değiştirdi yukarıya aldı şarkımı. Ondan sonra şarkımı söylerken kesti ve dedi ki Adanalım'da geçerken bu dadanalı ne demek? Bunu kesti. Ondan sonra arabeks bir şarkı söylüyorum, bu kimin şarkısı diyerek onu da kesti. Üçüncü olarak pardon dördüncü olarak "Kandıramassın" beni kesti. Neden kesiyorsun şarkımı.
"REKLAM ARASINDA ÇAĞIRDI GİTMEDİM"
Reklam arasında görmediğiniz şeylerde ise kendi kulisine gitti odasına, beni de odasına çağırdı ben odasına gitmedim. Ben programda kaldım ve seyircilerle birlikte kendi şarkılarımı söyledik koro halinde. Bütün olan budur, bunun dışında bir şey olmadı.
İBO'NUN SÖYLEDİĞİ P.Z.KLERİ AÇIKLADI"
Elim ayağım titriyor yemin ederim kaç gündür. Orada bahsettiği kişiler yani adını alamayacağım küfrü. Rahmetli Hilmi Topaloğlu'dur Prestij Müzik'ten Burhan Aydemir'dir ve Mahsun Kırmızıgül'dür. Kaldı ki beni onlardan almadı, Aydın Oskay'dan aldı kendisi. Beni onlardan almadı, ben onu aramadım dayak yedikten sonra. Bana bir yardımı olmadı ki! Beni Aydın Oskay'dan aldı kendisi. Ondan ayrıldıktan sonra gönül rahatlığıyla yaptığım albümler 1,5 milyon sattı.
"TELEFONDA ALLAH'A KÜFRETTİ"
Madem ben o kadar kötüydüm neden satmadı başka şirkete. Neden kendi albümlerinde benim Dağlar, Ayrılamam, Anam, Ben de İnsanım, Kop Gel Günahlarım'dan, Beni Benden Alırsan adlı şarkılarımı okudu ben bu kadar kötüysem eğer. Neden bunu yaptı ben bunu anlamış değilim. Kaldı ki internette yayınladığı bu telefon görüşmesinde benimle konuşurken ne Allah, ne ana ne kitap ne avrat hiçbir şey dümdüz gidiyordu bunları niçin yayınlamadı?
"O ÇAĞIRDI GİTTİM"
Bu konuşmalar böyle değil. Beni şarkı istemek için aradı, ondan sonra programına davet etti. Benim iki saatim 20 bin Türk Lirası'dır anlatabildim mi? O benim fiyatımı hiç bir şekilde ödemeyez. O kendisi ısrar ettiği için programlarına katıldım.
"PROGRAMI P.Ç ETTİ"
Onun programında giymek için 4-5 kıyafet istedim; fakat program p.ç olduğu için sadece iki tanesini giyebildim. Önümüzdeki haftada herhangi bir canlı yayında onun kıyafetlerini ve altınlarını iade edeceğim. Benim onun alacağı üç kuruşukluk altına veya üç kuruşluk kıyafete ihtiyacım yok anlatabildim mi? Eğer bu kadar iyi insanla, kızım kızımsa aldığı üç kuruşu neden söylüyor? Neden böyle davranıyor ben bunu anlamıyorum.
"TELEFONA NEDEN KAYDETMİŞ"
Tüm bunları hesaplamış ki telefona kaydetmiş. Onun bana kini neden kaynaklanıyor bilmiyorum. Bu neyin kini nedir bilmiyorum. Bilmiyorum anlamıyorum yani açıklamasını bekliyorum kendisinden. Kendisinin bana hiç bir şekilde hakkı geçmemiştir. Benimle çalışan herkese her türlü hakkım geçmiştir şu ana kadar.
"ŞARKILARIMI YASAKLIYORUM"
Şarkılarımı yasaklayacağım Can Bey. Bundan sonra benim şarkılarımı okuyamacak. Kendisini kınıyorum ben buradan.
"TEHDİT TELEFONLARI ALIYORUM"
Tehdit telefonları alıyorum bu arada. Sen de günün göreceksin, senin de bir kaç kurşunluk hakkın var. Ailem ve kendim için korkuyorum. Kınıyorum söyleyecek bir söz bulamıyorum. Urfa peygamberler şehri, Urfa'yı da rezil ediyor bu. Yani söyleyecek söz bulamıyorum, kınıyorum. Ben bir kadınım, duruşu çok belli bir kadınım.
Süper çıldırdı, rekor ikramiye
Süper çıldırdı, rekor ikramiye
10 hafta boyunca altı bilen çıkmadı. İkramiye katlandıkça katlandı. Son rakam bir rekora uzandı. Çılgın bir ikramiye...
Rekora giden Süper Loto'da büyük ikramiyenin yarın akşamki çekilişte 20 milyon TL'yi aşması bekleniyor.
19 Ekim 2007 tarihinde oynanmaya başlanan ve 25 Ekim'de ilk çekilişi yapılan Süper Loto'da geride kalan 60 çekilişin ardından sayısal oyunların en yüksek ikramiye rakamına ulaşıldı.
Son çekiliş 61. haftadan itibaren devretmeye başladı. 11 Aralık 2008 tarihindeki 60. hafta çekilişinde bir kişinin 6'yı tutturmasının ardından geçen 10 haftada hiç kimse Süper Loto'daki 6 rakamına ulaşamadı.
Bu şekilde geçen hafta 16 milyon 253 bin TL'lik büyük ikramiye bu haftaya devretti. Bu sabah itibariyle rakam 17 milyon 550 bin TL'ye ulaşan büyük ikramiye tutarının çekilişin yapılacağı Perşembe akşamına kadar 20 milyon TL'yi aşacağı tahmin ediliyor.
Bu arada devirsiz haftalarda ortalama 2,5 milyon kolonluk oyun oynanan Perşembe Lotosunda, devirli haftalarda ise vatandaş ortalama 5 milyon kolon Süper Loto oynuyor.
6 TUTTURULANA KADAR DEVİR OLACAK
1'den 54'e kadar sayı dizilerinin bulunduğu Süper Loto'da büyük ikramiye kazanabilmek için bir kolonda, çekilişte belirlenen 6 sayının tutturulması gerekiyor.
Kazanma ihtimalinin yaklaşık 26 milyon kolonda 1 olduğu bu şans oyununda, yapılan çekilişte 6 numarayı tutturamayan olursa, büyük ikramiye, bir sonraki haftaya devrediyor. Süper Loto'da, Sayısal Loto'dan farklı olarak, devir sayısında herhangi bir sınırlama
10 hafta boyunca altı bilen çıkmadı. İkramiye katlandıkça katlandı. Son rakam bir rekora uzandı. Çılgın bir ikramiye...
Rekora giden Süper Loto'da büyük ikramiyenin yarın akşamki çekilişte 20 milyon TL'yi aşması bekleniyor.
19 Ekim 2007 tarihinde oynanmaya başlanan ve 25 Ekim'de ilk çekilişi yapılan Süper Loto'da geride kalan 60 çekilişin ardından sayısal oyunların en yüksek ikramiye rakamına ulaşıldı.
Son çekiliş 61. haftadan itibaren devretmeye başladı. 11 Aralık 2008 tarihindeki 60. hafta çekilişinde bir kişinin 6'yı tutturmasının ardından geçen 10 haftada hiç kimse Süper Loto'daki 6 rakamına ulaşamadı.
Bu şekilde geçen hafta 16 milyon 253 bin TL'lik büyük ikramiye bu haftaya devretti. Bu sabah itibariyle rakam 17 milyon 550 bin TL'ye ulaşan büyük ikramiye tutarının çekilişin yapılacağı Perşembe akşamına kadar 20 milyon TL'yi aşacağı tahmin ediliyor.
Bu arada devirsiz haftalarda ortalama 2,5 milyon kolonluk oyun oynanan Perşembe Lotosunda, devirli haftalarda ise vatandaş ortalama 5 milyon kolon Süper Loto oynuyor.
6 TUTTURULANA KADAR DEVİR OLACAK
1'den 54'e kadar sayı dizilerinin bulunduğu Süper Loto'da büyük ikramiye kazanabilmek için bir kolonda, çekilişte belirlenen 6 sayının tutturulması gerekiyor.
Kazanma ihtimalinin yaklaşık 26 milyon kolonda 1 olduğu bu şans oyununda, yapılan çekilişte 6 numarayı tutturamayan olursa, büyük ikramiye, bir sonraki haftaya devrediyor. Süper Loto'da, Sayısal Loto'dan farklı olarak, devir sayısında herhangi bir sınırlama
Skibbe manşeti şok ettti!
Skibbe manşeti şok ettti!
İnternete bir gazete başlığı dolaşıyor ki sormayın gitsin. 5-2'lik ağır yenilgi sonrası atılan bir başlık var ki..
İnternettte dolaşan Fotomaç'ın manşet başlığı görenleri şoke ediyor. Skibbe'nin ismi, Türkçe'nin azizliği ve alınan kötü sonuçlar birleşince ortaya işte bu 'yaratıcı başlık' çıktı..
Güldüren ve bir o kadar da düşündüren başlığın hikayesi bildiğiniz gibi değil.
Hemen belirtelim bu gazetenin orjinal başlığı değil. Bu başlık bazı işgüzarların "öylesine" yazılan başlığın sızdırması ile ortaya çıkan bir talihsizlik..
5-2'lik hezimetin hemen ardından Pazartesi günü çıkacak olan sayı öncesi yapılan yazı işleri çalışmasında bir anlık yazılan bu başlık internete sızınca olanlar oldu.
Pazartesi yayınlanacak 4. sayfada ağır yenilgiye dair haber için bir ara "Skib bıraktı" başlığı atıldı. Daha sonra başlık "Skibbe gitti" diye değiştirildi.
İşte o kısa zaman diliminde yani değişiklik yapılmadan o sayfa internete sızdı.. Söz konusu fotoğraf mail aracılığıyla her yere yayıldı.
Konu üzerine aradığımız yetkililer, böyle bir başlık atmalarının söz konusu olamayacağını belirterek, "atılan başlık "bir kaç yere" gitmiş ama hemen değiştirdik" denildi.
İnternete bir gazete başlığı dolaşıyor ki sormayın gitsin. 5-2'lik ağır yenilgi sonrası atılan bir başlık var ki..
İnternettte dolaşan Fotomaç'ın manşet başlığı görenleri şoke ediyor. Skibbe'nin ismi, Türkçe'nin azizliği ve alınan kötü sonuçlar birleşince ortaya işte bu 'yaratıcı başlık' çıktı..
Güldüren ve bir o kadar da düşündüren başlığın hikayesi bildiğiniz gibi değil.
Hemen belirtelim bu gazetenin orjinal başlığı değil. Bu başlık bazı işgüzarların "öylesine" yazılan başlığın sızdırması ile ortaya çıkan bir talihsizlik..
5-2'lik hezimetin hemen ardından Pazartesi günü çıkacak olan sayı öncesi yapılan yazı işleri çalışmasında bir anlık yazılan bu başlık internete sızınca olanlar oldu.
Pazartesi yayınlanacak 4. sayfada ağır yenilgiye dair haber için bir ara "Skib bıraktı" başlığı atıldı. Daha sonra başlık "Skibbe gitti" diye değiştirildi.
İşte o kısa zaman diliminde yani değişiklik yapılmadan o sayfa internete sızdı.. Söz konusu fotoğraf mail aracılığıyla her yere yayıldı.
Konu üzerine aradığımız yetkililer, böyle bir başlık atmalarının söz konusu olamayacağını belirterek, "atılan başlık "bir kaç yere" gitmiş ama hemen değiştirdik" denildi.
Uçağı düşüren hava şartları mı?
Uçağı düşüren hava şartları mı?
Uçağın düşme nedeni ilk bilgilere göre hava şartları olabilir diye açıklanıyor. Amsterdam'da şu anda hava kapalı, görüş zayıf.
Uçağın düşme nedeni ilk bilgilere göre hava şartları olabilir diye açıklanıyor. Amsterdam'da şu anda hava kapalı, görüş zayıf.
Bu nedenle inişte bir mesafe sorunu yaşanmış olabilir. Pistte kısa kalan bir iniş yaptığı belirtiliyor.
CNN Türk Meteoroloji Editörü Bünyamin Gezer, uçağın düştüğü havalanı bölgesindeki hava koşullarının uçağı türbülansa sokacak bir fırtına veya rüzgar olmadığını belirtti.
Gezer, sis ve düşük seviyedeki yağışın bir sıkıntı yaratmış olabileceğini kaydetti.
Uçağın düşme nedeni ilk bilgilere göre hava şartları olabilir diye açıklanıyor. Amsterdam'da şu anda hava kapalı, görüş zayıf.
Uçağın düşme nedeni ilk bilgilere göre hava şartları olabilir diye açıklanıyor. Amsterdam'da şu anda hava kapalı, görüş zayıf.
Bu nedenle inişte bir mesafe sorunu yaşanmış olabilir. Pistte kısa kalan bir iniş yaptığı belirtiliyor.
CNN Türk Meteoroloji Editörü Bünyamin Gezer, uçağın düştüğü havalanı bölgesindeki hava koşullarının uçağı türbülansa sokacak bir fırtına veya rüzgar olmadığını belirtti.
Gezer, sis ve düşük seviyedeki yağışın bir sıkıntı yaratmış olabileceğini kaydetti.
Düşen uçaktan müjdeli haber
Düşen uçaktan müjdeli haber
08.22'de kalkan TK-1951 sefer sayılı Boeing 737 tipi uçak saat 11.55 sıralarında Holllanda'da düştü. Binali Yıldırım müjde verdi.
İstanbul'dan saat 08.22'de kalkan TK-1951 sefer sayılı Boeing 737 tipi uçak saat 11.55 sıralarında Holllanda'da düştü. Ulaştırma bakanı Binali Yıldırım bir açıklama yaptı ve "kaza can kaybı olmadan atlatıldı" dedi.
Binali Yıldırım şunları söyledi:
CAN KAYBI YOK
"Yaralılar vardır ama can kaybı yoktur. Kaza şu ana kadar can kaybı olmadan atlatılmıştır. Alınan ilk bilgilere göre uçağın arka kısmı ayrıldı, yangın çıkmadı. Ümidimiz can kaybı olmadan kazanın bu şekilde atlatılmış olması.
Uçakta 127 yolcu var 7 mürettebat var.
BAKIMI YAPILMIŞ
Uçağın en son kontrolunünün 22 Aralık 2008 'de gerçekleştirildiği uçağın 2002 model olduğu ve teknik olarak bakım açısından herhangi bir sorunu olmeadğını arkadaşlarımız rapor ettiler.
Gelişmeleri bundan sonra THY kriz masası ve sivil havacılık derneği takip edecektir.
08.22'de kalkan TK-1951 sefer sayılı Boeing 737 tipi uçak saat 11.55 sıralarında Holllanda'da düştü. Binali Yıldırım müjde verdi.
İstanbul'dan saat 08.22'de kalkan TK-1951 sefer sayılı Boeing 737 tipi uçak saat 11.55 sıralarında Holllanda'da düştü. Ulaştırma bakanı Binali Yıldırım bir açıklama yaptı ve "kaza can kaybı olmadan atlatıldı" dedi.
Binali Yıldırım şunları söyledi:
CAN KAYBI YOK
"Yaralılar vardır ama can kaybı yoktur. Kaza şu ana kadar can kaybı olmadan atlatılmıştır. Alınan ilk bilgilere göre uçağın arka kısmı ayrıldı, yangın çıkmadı. Ümidimiz can kaybı olmadan kazanın bu şekilde atlatılmış olması.
Uçakta 127 yolcu var 7 mürettebat var.
BAKIMI YAPILMIŞ
Uçağın en son kontrolunünün 22 Aralık 2008 'de gerçekleştirildiği uçağın 2002 model olduğu ve teknik olarak bakım açısından herhangi bir sorunu olmeadğını arkadaşlarımız rapor ettiler.
Gelişmeleri bundan sonra THY kriz masası ve sivil havacılık derneği takip edecektir.
Masal ve müzik bedava
Masal ve müzik bedava
Türk Telekom 31 Marta kadar “Masal ve Müzik Servisi”ni ücretsiz olarak vereceğini duyurdu.
Türk Telekom’dan yapılan açıklamada, Türk Telekom’un müşterilerine sunduğu “444 11 66” numaralı “Masal ve Müzik Servisi”nden 31 Mart tarihine kadar oyuncak mağaza zinciri Toyiki sponsorluğunda ücretsiz olarak yararlanılacağı bildirildi.
Açıklamada, 31 Mart tarihine kadar ev telefonlarından ücretsiz olarak “444 11 66”yı arayan çocukların ücretsiz masal dinleyeceği belirtildi.
“TTçocuk” web sitesine (www.ttcocuk.com) üye olan 60 bin kişiye Toyiki mağazalarında ve internet üzerinden yapılacak alışverişlerde, Toyiki mağazalarında kullanabilecekleri Toyiki paralar hediye edileceği belirtilen açıklamada, kampanya kapsamında, “TTçocuk” üyelerinden 120 çocuğun, Toyiki ayıcığı kazanacağı kaydedildi
Türk Telekom 31 Marta kadar “Masal ve Müzik Servisi”ni ücretsiz olarak vereceğini duyurdu.
Türk Telekom’dan yapılan açıklamada, Türk Telekom’un müşterilerine sunduğu “444 11 66” numaralı “Masal ve Müzik Servisi”nden 31 Mart tarihine kadar oyuncak mağaza zinciri Toyiki sponsorluğunda ücretsiz olarak yararlanılacağı bildirildi.
Açıklamada, 31 Mart tarihine kadar ev telefonlarından ücretsiz olarak “444 11 66”yı arayan çocukların ücretsiz masal dinleyeceği belirtildi.
“TTçocuk” web sitesine (www.ttcocuk.com) üye olan 60 bin kişiye Toyiki mağazalarında ve internet üzerinden yapılacak alışverişlerde, Toyiki mağazalarında kullanabilecekleri Toyiki paralar hediye edileceği belirtilen açıklamada, kampanya kapsamında, “TTçocuk” üyelerinden 120 çocuğun, Toyiki ayıcığı kazanacağı kaydedildi
0
yorum
24 Şubat 2009 Salı
K. Kore uzaya el attı
K. Kore uzaya el attı
Kuzey Kore, uzun menzilli füze denemesi yapılacağı iddialarının tersine, uzaya uydu göndermeye hazırlandığını duyurdu.
Kuzey Kore Uzay Teknoloji Ajansı'ndan (KCNA) yapılan açıklamada, uydu göndermek için gerekli tüm çalışmaların sürdüğü, ''Kwangmyongsong-2'' adlı uydunun, ülkenin kuzeydoğusundaki Hwadae kentinden fırlatılacağı kaydedildi.
Açıklamada, deneme amaçlı yapılacak çalışmada, iletişim uydusunun yörüngeye gönderilmesi amacıyla çalışıldığı bildirildi.
Hwadae kentinin, Kuzey Kore'nin sahip olduğu en uzun menzilli füzeler olan Taepodong-2'lerin fırlatma yeri olduğuna inanılıyor.
Kuzey Kore, geçen hafta yaptığı açıklamada da uzay çalışmalarını gerçekleştirme hakkı olduğunu bildirmiş, bu açıklamanın uzun menzilli roket denemelerini gizleme amacı taşıdığı kabul edilmişti.
Pyongyang yönetimi, 1998'de Japonya tarafına kısa menzilli Taepodong-1 roketleri atmış, oluşan tepkilere karşı da ''yörüngeye uydu yerleştirdiklerini'' savunmuştu.
Kuzey Kore, uzun menzilli füze denemesi yapılacağı iddialarının tersine, uzaya uydu göndermeye hazırlandığını duyurdu.
Kuzey Kore Uzay Teknoloji Ajansı'ndan (KCNA) yapılan açıklamada, uydu göndermek için gerekli tüm çalışmaların sürdüğü, ''Kwangmyongsong-2'' adlı uydunun, ülkenin kuzeydoğusundaki Hwadae kentinden fırlatılacağı kaydedildi.
Açıklamada, deneme amaçlı yapılacak çalışmada, iletişim uydusunun yörüngeye gönderilmesi amacıyla çalışıldığı bildirildi.
Hwadae kentinin, Kuzey Kore'nin sahip olduğu en uzun menzilli füzeler olan Taepodong-2'lerin fırlatma yeri olduğuna inanılıyor.
Kuzey Kore, geçen hafta yaptığı açıklamada da uzay çalışmalarını gerçekleştirme hakkı olduğunu bildirmiş, bu açıklamanın uzun menzilli roket denemelerini gizleme amacı taşıdığı kabul edilmişti.
Pyongyang yönetimi, 1998'de Japonya tarafına kısa menzilli Taepodong-1 roketleri atmış, oluşan tepkilere karşı da ''yörüngeye uydu yerleştirdiklerini'' savunmuştu.
Erdoğan'ın helikopterinde şok
Erdoğan'ın helikopterinde şok
Başbakan Erdoğan'ı Yozgat'a götüren helikopter, hava muhalefeti nedeniyle yarı yolda kaldı. Helikopter Çorum'a indi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, miting ve toplu açılış törenlerine katılmak üzere helikopterle Yozgat'a giderken hava muhalefeti nedeniyle Çorum'un Boğazkale ilçesine inmek zorunda kaldı.
Çorum Valisi Mustafa Toprak, Başbakan Erdoğan'ı taşıyan helikopterin, hava muhalefeti nedeniyle Yozgat'a en yakın ve en uygun yer olan Boğazkale ilçesine indiğini bildirdi.
Vali Toprak, Başbakan Erdoğan'ı taşıyan helikopterin saat 12.10'da Boğazkale İlçe Jandarma Komutanlığının helikopter pistine indiğini, Erdoğan'ın şu anda Jandarma Komutanlığında istirahat ettiğini belirtti.
Mustafa Toprak, Erdoğan'ın makam aracının kısa bir süre sonra ilçeye ulaşacağını belirterek, Başbakan Erdoğan'ın ilçeye 35 kilometre uzaklıktaki Yozgat'a karayoluyla gideceğini kaydetti.
Başbakan Erdoğan'ı Yozgat'a götüren helikopter, hava muhalefeti nedeniyle yarı yolda kaldı. Helikopter Çorum'a indi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, miting ve toplu açılış törenlerine katılmak üzere helikopterle Yozgat'a giderken hava muhalefeti nedeniyle Çorum'un Boğazkale ilçesine inmek zorunda kaldı.
Çorum Valisi Mustafa Toprak, Başbakan Erdoğan'ı taşıyan helikopterin, hava muhalefeti nedeniyle Yozgat'a en yakın ve en uygun yer olan Boğazkale ilçesine indiğini bildirdi.
Vali Toprak, Başbakan Erdoğan'ı taşıyan helikopterin saat 12.10'da Boğazkale İlçe Jandarma Komutanlığının helikopter pistine indiğini, Erdoğan'ın şu anda Jandarma Komutanlığında istirahat ettiğini belirtti.
Mustafa Toprak, Erdoğan'ın makam aracının kısa bir süre sonra ilçeye ulaşacağını belirterek, Başbakan Erdoğan'ın ilçeye 35 kilometre uzaklıktaki Yozgat'a karayoluyla gideceğini kaydetti.
Deniz Seki tutuklandı
Deniz Seki tutuklandı
Deniz Seki'nin başını kokain yaktı... Önce gözaltına alındı sonra serbest bırakıldı. Tekrar içeri alındıktan sonra hakkında tutuklama kararı çıktı.
İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin 13 Şubat’ta düzenlediği uyuşturucu operasyonunda 18 kişi ile birlikte gözaltına alındıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan şarkıcı Deniz Seki tutuklandı.
Savcının Seki’nin serbest bırakılmasına yaptığı itirazı değerlendiren mahkeme, daha önce nöbetçi hakim tarafından serbest bırakılan şarkıcı hakkında yakalama emri çıkardı.
Bu karar üzerine, jandarma tarafından tekrar gözaltına alınan Deniz Seki, Zekeriyaköy Jandarma Karakolu’na götürüldü. Seki'nin tutuklandığı bildirildi.
Seki, adliyeye getirilişi sırasında, basın mensuplarına "çok üzgün"
olduğunu söyledi.
Deniz Seki'nin başını kokain yaktı... Önce gözaltına alındı sonra serbest bırakıldı. Tekrar içeri alındıktan sonra hakkında tutuklama kararı çıktı.
İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin 13 Şubat’ta düzenlediği uyuşturucu operasyonunda 18 kişi ile birlikte gözaltına alındıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan şarkıcı Deniz Seki tutuklandı.
Savcının Seki’nin serbest bırakılmasına yaptığı itirazı değerlendiren mahkeme, daha önce nöbetçi hakim tarafından serbest bırakılan şarkıcı hakkında yakalama emri çıkardı.
Bu karar üzerine, jandarma tarafından tekrar gözaltına alınan Deniz Seki, Zekeriyaköy Jandarma Karakolu’na götürüldü. Seki'nin tutuklandığı bildirildi.
Seki, adliyeye getirilişi sırasında, basın mensuplarına "çok üzgün"
olduğunu söyledi.
Kürtçe krizinde kim ne nedi?
Kürtçe krizinde kim ne nedi?
Ahmet Türk'ün Meclis'te Kürtçe konuştu ortalık karıştı. TRT'nin yayını kesmesi doğru mu? İşte partilerden ilk tepkiler..
TBMM Başkanı Köksal Toptan
'Resmi dil Türkçedir. Anayasa ve Siyasi Partiler Kanununda bu hüküm açıktır. Bu tür toplantılarda Türkçe konuşulur. Kimseye 'Kürtçe konuştu' diye bir yaptırım yapmam söz konusu değil. Mecliste ilk kez Kürtçe konuşulmuyor. Sık sık Genel Kurulda da yapılıyor. Ancak, burada dediğim gibi mesele Anayasa ve Siyasi Partiler Kanununun amir hükümlerine aykırılık var mı yok mu ona bakmak lazım.
Kürtçe konuşmasının birkaç cümlesi Meclis TV'de yayınlandı. Konuşmasına Kürtçe devam edince yayın kesildi. Mesele burada bir kaç cümle konuşmak değil, mesele müsaade etmek değil, burada mesele Anayasa ve Siyasi Partiler Kanununa aykırılık yapılmasıdır.''
AK Parti Grup Başkan vekili Nihat Ergün
Kürtçeyle ilgili ana dil öğrenilmesi yayın yapılması konuşulması gazete televizyon çıkarılması gibi birçok engeller son birkaç yıldaki demokratik açılımlarla ortadan kaldırılmış oldu. En son TRT-6 bÜyük bir açılım oldu.
Ancak böyle bir girişimi seçim öncesi bir mesaj, seçmen kitlesine vermek istediği bir mesaj olarak değerlendiriyoruz.
Türkiye’deki demokratik adımlarının önündeki bir girişim olarak da değerlendirebilir. TBMM’de ortak dil konuşmayı gerektirecek bir tablo yoktur. Bu girişim provakatif sonuçlar da doğurabilir.
Televizyon yayınlarının, diğer kanalların mevzuatında, kendi iç yönetimlerinde bazı sıkıntıları olabilir. Yayın yapan TBMM televizyonudur. TBMM televizyonunu başka dillerde yayın yapması söz konusu olmamıştır şimdiye kadar. Bunu düşünerek TRT televizyonu adım atmış olabilir.
Şimdiye kadar bunu yapmadı DTP. 1.5 yılda parlamentodalar. Provakatif bir çok girişimden tahriklerden de uzak durmaya çalıştılar.
Eğer böyle devam ederlerse, o zaman DTP’nin demokratik siyasetin bir parçası olmadığı anlaşılır. Eğer bundan sonra başka adımlar atacaklarsa, provakatif hareketlerin peşinde olduğu anlaşılır.
MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı
Ahmet Türk bu hareketiyle yanlış yapmıştır. Beni seçen seçmen Türkçeyi anlamıyor, onun için ben Kürtçe konuşuyorum dediğinde siz itiraz ettiğinizde, zaten devlet aynı dilde yayın yapmıyor mu gerekçesine sığınırlar demiştik. Bugün de bunlar oldu.
Dil birliğini siz devlet eliyle çözerseniz bu yeni bir takım problemleri de beraberinde getirecektir. Başbakan’ın Kürtçe konuşması bunun önünü açıyor. Yarın eğitimde de aynı taleplerle karşı karşıya kalacağız.
CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek
TRT’nin bir sansür uygulaması doğru değil. Bu bir sansür uygulamasıdır. Bir partinin liderinin konuşmasına TRT sansür uygulamamalıdır. Tabi Anayasa’mıza göre resmi dilimiz Türkçedir. Sayın Türk’ün de bu anayasal hükme uyması yerinde olur. Ama o konuştu diye TRT’nin bir sansür uygulamasını ben doğru bulmuyorum.
Seçimler yaklaştı, seçmene selam gönderiyor. Ama TRT’nin Kürtçenin karşısında bu kadar hassas davranmasına görev yok. Çünkü Kürtçe yayın yapan bir TRT kanalı var. Biz Kürtçe yayın yapılmasından yana olduk ama bu devletin yayın organında, devletin televizyonunda herhangi bir dilde yayın yaopılması ciddi bir sorun oluyor.
24 saat Kürtçe yayın yapan bir kanal buna karşılık Ahmet Türk’ün konuşmasındaki birkaç cümleyi sansür eden bir TRT.
Sayın Türk’ün de anayasa’ya uygun davranması gerekir.
DSP İstanbul Milletvekili Ahmet Tan
Böyle bir açılımı kendi ölçüsünde yaparak belki de kendi seçmenine ulaşma yönüne gitti.
Ahmet Türk çok tecrübeli siyasetçi. Bu bir seçim yatırımı. Yine hükümete yarayacak. Bir çok yolsuzluk, seçim öncesi kamu arazilerinin yağmasına af getiren bir çok konu ikinci plana itilmiş olacak.
Tayyip Erdoğan – Ahmet Türk paslaşması olarak görüyorum. Doğu illerimizde ikili bir kapışmaya hazırlık ve bu da yeni bir aşaması. Tabi ki çok tehlikeli. Çünkü Türkiye’nin devlet yapısı farklı bir noktaya sürüklenmekte.
Ahmet Türk'ün Meclis'te Kürtçe konuştu ortalık karıştı. TRT'nin yayını kesmesi doğru mu? İşte partilerden ilk tepkiler..
TBMM Başkanı Köksal Toptan
'Resmi dil Türkçedir. Anayasa ve Siyasi Partiler Kanununda bu hüküm açıktır. Bu tür toplantılarda Türkçe konuşulur. Kimseye 'Kürtçe konuştu' diye bir yaptırım yapmam söz konusu değil. Mecliste ilk kez Kürtçe konuşulmuyor. Sık sık Genel Kurulda da yapılıyor. Ancak, burada dediğim gibi mesele Anayasa ve Siyasi Partiler Kanununun amir hükümlerine aykırılık var mı yok mu ona bakmak lazım.
Kürtçe konuşmasının birkaç cümlesi Meclis TV'de yayınlandı. Konuşmasına Kürtçe devam edince yayın kesildi. Mesele burada bir kaç cümle konuşmak değil, mesele müsaade etmek değil, burada mesele Anayasa ve Siyasi Partiler Kanununa aykırılık yapılmasıdır.''
AK Parti Grup Başkan vekili Nihat Ergün
Kürtçeyle ilgili ana dil öğrenilmesi yayın yapılması konuşulması gazete televizyon çıkarılması gibi birçok engeller son birkaç yıldaki demokratik açılımlarla ortadan kaldırılmış oldu. En son TRT-6 bÜyük bir açılım oldu.
Ancak böyle bir girişimi seçim öncesi bir mesaj, seçmen kitlesine vermek istediği bir mesaj olarak değerlendiriyoruz.
Türkiye’deki demokratik adımlarının önündeki bir girişim olarak da değerlendirebilir. TBMM’de ortak dil konuşmayı gerektirecek bir tablo yoktur. Bu girişim provakatif sonuçlar da doğurabilir.
Televizyon yayınlarının, diğer kanalların mevzuatında, kendi iç yönetimlerinde bazı sıkıntıları olabilir. Yayın yapan TBMM televizyonudur. TBMM televizyonunu başka dillerde yayın yapması söz konusu olmamıştır şimdiye kadar. Bunu düşünerek TRT televizyonu adım atmış olabilir.
Şimdiye kadar bunu yapmadı DTP. 1.5 yılda parlamentodalar. Provakatif bir çok girişimden tahriklerden de uzak durmaya çalıştılar.
Eğer böyle devam ederlerse, o zaman DTP’nin demokratik siyasetin bir parçası olmadığı anlaşılır. Eğer bundan sonra başka adımlar atacaklarsa, provakatif hareketlerin peşinde olduğu anlaşılır.
MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı
Ahmet Türk bu hareketiyle yanlış yapmıştır. Beni seçen seçmen Türkçeyi anlamıyor, onun için ben Kürtçe konuşuyorum dediğinde siz itiraz ettiğinizde, zaten devlet aynı dilde yayın yapmıyor mu gerekçesine sığınırlar demiştik. Bugün de bunlar oldu.
Dil birliğini siz devlet eliyle çözerseniz bu yeni bir takım problemleri de beraberinde getirecektir. Başbakan’ın Kürtçe konuşması bunun önünü açıyor. Yarın eğitimde de aynı taleplerle karşı karşıya kalacağız.
CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek
TRT’nin bir sansür uygulaması doğru değil. Bu bir sansür uygulamasıdır. Bir partinin liderinin konuşmasına TRT sansür uygulamamalıdır. Tabi Anayasa’mıza göre resmi dilimiz Türkçedir. Sayın Türk’ün de bu anayasal hükme uyması yerinde olur. Ama o konuştu diye TRT’nin bir sansür uygulamasını ben doğru bulmuyorum.
Seçimler yaklaştı, seçmene selam gönderiyor. Ama TRT’nin Kürtçenin karşısında bu kadar hassas davranmasına görev yok. Çünkü Kürtçe yayın yapan bir TRT kanalı var. Biz Kürtçe yayın yapılmasından yana olduk ama bu devletin yayın organında, devletin televizyonunda herhangi bir dilde yayın yaopılması ciddi bir sorun oluyor.
24 saat Kürtçe yayın yapan bir kanal buna karşılık Ahmet Türk’ün konuşmasındaki birkaç cümleyi sansür eden bir TRT.
Sayın Türk’ün de anayasa’ya uygun davranması gerekir.
DSP İstanbul Milletvekili Ahmet Tan
Böyle bir açılımı kendi ölçüsünde yaparak belki de kendi seçmenine ulaşma yönüne gitti.
Ahmet Türk çok tecrübeli siyasetçi. Bu bir seçim yatırımı. Yine hükümete yarayacak. Bir çok yolsuzluk, seçim öncesi kamu arazilerinin yağmasına af getiren bir çok konu ikinci plana itilmiş olacak.
Tayyip Erdoğan – Ahmet Türk paslaşması olarak görüyorum. Doğu illerimizde ikili bir kapışmaya hazırlık ve bu da yeni bir aşaması. Tabi ki çok tehlikeli. Çünkü Türkiye’nin devlet yapısı farklı bir noktaya sürüklenmekte.
TBMM'de ilginç eylem
TBMM'de ilginç eylem
Sık sık protesto ve eylemlerin gerçekleştiği Meclis bahçesinde bu kez ağaca çıkma eylemi yaşandı...
ANKARA- TBMM Bahçesi biraz önce ilginç bir eyleme sahne oldu. Adının Süleyman Çınar olduğu öğrenilen bir vatandaş, bahçedeki ağaca tırmanıp, eylem yaptı. palisler eylemci Çınar'ı ağaçtan güçlükle indirdiler.
Öğle saatlerinde TBMM'ye gelen ziyaretçi Süleyman Çınar, yaşadığı bir sorunu görüşmek için karabük milletvekilleri ile görüşmek istedi. Ancak hiç bir Karabük milletvekili ile görüşemedi. Bunun üzerine eylem kararı alan Çınar, sessizce bahçeye çıktı ve halkla İlişkiler binası önündeki en büyük ağacı kendisine eylem noktası olarak seçti.
Ağaca tırmanan çınar, ağacın en yüksek noktasına ulaşınca, yüksek sesle bağırarak, ilginin kendisine yönelmesine neden oldu. Bu sırada ağaç eylemini farkeden TBMM'de görevli polisler, ağacı kuşattılar. Eylemci Çınar, polis amirlerinin isteğine rağmen bir süre ağaçtan inmek istemedi. Ancak bir süre sonra ikna edildi ve ağaçtan indi. Ağaçtan inen eylemci Çınar, sorgulanmak üzere güvenlik merkezine götürüldü.
Eylemcinin bu eylemi hangi sorunu nedeniyle yaptığı belirlenmedi ancak işsiz olmadığı ve bölge milletvekilleri ile görüşmek için Meclis'e geldiği belirlendi.
Sık sık protesto ve eylemlerin gerçekleştiği Meclis bahçesinde bu kez ağaca çıkma eylemi yaşandı...
ANKARA- TBMM Bahçesi biraz önce ilginç bir eyleme sahne oldu. Adının Süleyman Çınar olduğu öğrenilen bir vatandaş, bahçedeki ağaca tırmanıp, eylem yaptı. palisler eylemci Çınar'ı ağaçtan güçlükle indirdiler.
Öğle saatlerinde TBMM'ye gelen ziyaretçi Süleyman Çınar, yaşadığı bir sorunu görüşmek için karabük milletvekilleri ile görüşmek istedi. Ancak hiç bir Karabük milletvekili ile görüşemedi. Bunun üzerine eylem kararı alan Çınar, sessizce bahçeye çıktı ve halkla İlişkiler binası önündeki en büyük ağacı kendisine eylem noktası olarak seçti.
Ağaca tırmanan çınar, ağacın en yüksek noktasına ulaşınca, yüksek sesle bağırarak, ilginin kendisine yönelmesine neden oldu. Bu sırada ağaç eylemini farkeden TBMM'de görevli polisler, ağacı kuşattılar. Eylemci Çınar, polis amirlerinin isteğine rağmen bir süre ağaçtan inmek istemedi. Ancak bir süre sonra ikna edildi ve ağaçtan indi. Ağaçtan inen eylemci Çınar, sorgulanmak üzere güvenlik merkezine götürüldü.
Eylemcinin bu eylemi hangi sorunu nedeniyle yaptığı belirlenmedi ancak işsiz olmadığı ve bölge milletvekilleri ile görüşmek için Meclis'e geldiği belirlendi.
Türkiye'nin notasına İsrail cevabı
Türkiye'nin notasına İsrail cevabı
İsrail Kara Kuvvetleri Komutanı Mizrahi dil uzattı Türkiye nota verdi. İşte o notaya bugün İsrail'den cevap geldi.
İsrail'in, İsrail Kara Kuvvetleri Komutanı Avi Mizrahi'nin ifadelerinin resmi görüşü yansıtmadığını bildirdiği öğrenildi.
Dışişleri Bakanlığı'ndan edinilen bilgiye göre, İsrail'in Ankara Büyükelçisi Gaby Levy, bugün Dışişleri Bakanlığı'nı ziyaret ederek, İsrail Kara Kuvvetleri Komutanı Avi Mizrahi'nin, 10 Şubat'ta Türkiye ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki suçlayıcı ifadeleri hakkında Dışişleri Bakanlığı'nca istenen açıklamayı içeren notayı iletti.
Türkiye'nin, 14 Şubat'ta İsrail'e verdiği notaya yanıt oluşturan söz konusu notada, General Mizrahi'nin açıklamalarının İsrail hükümetinin ya da İsrail Genelkurmay Başkanlığı'nın görüşlerini yansıtmadığı kaydedildi.
Edinilen bilgiye göre, İsrail notasında ayrıca, İsrail hükümetinin Türkiye ile ilişkilerine ve bu ilişkilerin gelişmeyi sürdürmesine verdiği önem vurgulandı.
İsrail Kara Kuvvetleri Komutanı Mizrahi dil uzattı Türkiye nota verdi. İşte o notaya bugün İsrail'den cevap geldi.
İsrail'in, İsrail Kara Kuvvetleri Komutanı Avi Mizrahi'nin ifadelerinin resmi görüşü yansıtmadığını bildirdiği öğrenildi.
Dışişleri Bakanlığı'ndan edinilen bilgiye göre, İsrail'in Ankara Büyükelçisi Gaby Levy, bugün Dışişleri Bakanlığı'nı ziyaret ederek, İsrail Kara Kuvvetleri Komutanı Avi Mizrahi'nin, 10 Şubat'ta Türkiye ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki suçlayıcı ifadeleri hakkında Dışişleri Bakanlığı'nca istenen açıklamayı içeren notayı iletti.
Türkiye'nin, 14 Şubat'ta İsrail'e verdiği notaya yanıt oluşturan söz konusu notada, General Mizrahi'nin açıklamalarının İsrail hükümetinin ya da İsrail Genelkurmay Başkanlığı'nın görüşlerini yansıtmadığı kaydedildi.
Edinilen bilgiye göre, İsrail notasında ayrıca, İsrail hükümetinin Türkiye ile ilişkilerine ve bu ilişkilerin gelişmeyi sürdürmesine verdiği önem vurgulandı.
0
yorum
23 Şubat 2009 Pazartesi
Circle Maker - Vancouver Film School (VFS) Video Sunu İzle
Circle Maker - Vancouver Film School (VFS) Video Sunu İzle
0
yorum
22 Şubat 2009 Pazar
The Land of Cubes - Vancouver Film School (VFS) Video Sunu İzle
The Land of Cubes - Vancouver Film School (VFS) Video Sunu İzle
Bobo - Vancouver Film School (VFS) Video Sunu İzle
Bobo - Vancouver Film School (VFS) Video Sunu İzle
Burnout Paradise PC ??????????? ????? Video Sunu İzle
Burnout Paradise PC геймплейное видео Video Sunu İzle
Tom Clancy's H.A.W.X. (Cockpit Video) Video Sunu İzle
Tom Clancy's H.A.W.X. (Cockpit Video) Video Sunu İzle
Dell'in Yeni Mini'si
Dell'in Yeni Mini'si
Netbook üreticileri yeni modeller çıkartarak kullanıcıların kalbini kazanmayı hedefliyor. Dell firmasının son modeli ise Mini 10.
26 Şubat’ta piyasaya çıkması beklenen Dell’in yeni Netbook’u Mini 10’un fiyatı yaklaşık 400 Dolar olacak. İlk olarak Web sitesinden satışa çıkacak ürün Mart ayının başında bayilere dağıtılacak. 10.1 inç ekran büyülüğüne sahip bu yeni Netbook 1.3 kg ağırlığında ve bir de web kameraya sahip.
Bu Netbook’un en güzel özelliklerinden biri ise klavye olarak %92 normal klavye kullanılmış olması. Dell kullanıcıların rahatça yazabilmesi üzerine oldukça çalışmış gibi gözüküyor. Çünkü Netbook’lara alışmadıysanız yazı yazmak bir işkence gibi. Ayrıca ürünün kablosuz ağ, 1 GB bellek ve 160 GB sabit diski bulunuyor. Ürün toplam 10 renk seçeneğiyle kullanıcıların beğenisine sunulacak.
Yazan: Yavuz Şahin
SDN - http://shiftdelete.net
Kaynak:http://shiftdelete.net/dellin-yeni-minisi-8932.html
Netbook üreticileri yeni modeller çıkartarak kullanıcıların kalbini kazanmayı hedefliyor. Dell firmasının son modeli ise Mini 10.
26 Şubat’ta piyasaya çıkması beklenen Dell’in yeni Netbook’u Mini 10’un fiyatı yaklaşık 400 Dolar olacak. İlk olarak Web sitesinden satışa çıkacak ürün Mart ayının başında bayilere dağıtılacak. 10.1 inç ekran büyülüğüne sahip bu yeni Netbook 1.3 kg ağırlığında ve bir de web kameraya sahip.
Bu Netbook’un en güzel özelliklerinden biri ise klavye olarak %92 normal klavye kullanılmış olması. Dell kullanıcıların rahatça yazabilmesi üzerine oldukça çalışmış gibi gözüküyor. Çünkü Netbook’lara alışmadıysanız yazı yazmak bir işkence gibi. Ayrıca ürünün kablosuz ağ, 1 GB bellek ve 160 GB sabit diski bulunuyor. Ürün toplam 10 renk seçeneğiyle kullanıcıların beğenisine sunulacak.
Yazan: Yavuz Şahin
SDN - http://shiftdelete.net
Kaynak:http://shiftdelete.net/dellin-yeni-minisi-8932.html
Asus Eee Top Satışta
Asus Eee Top Satışta
Asus’un yeni monitör PC’si Eee Top satışa çıktı. Eee Top 1602 isimli ürünün 15.6 inç büyüklükte ekranı bulunuyor.
İlk olarak Japonya’da satışa çıkan Eee Top serisi şık beyaz tasarımı ve uygun boyutlarıyla dikkat çekiyor. 15.6 inç ekran genişliğine sahip ürün Intel 945GSE yonga setine sahip anakartı ve Aton N270 ( 1.6 GHz ) işlemcisi bulunuyor.
Üzerinde 1 GB bellek ve 160 GB kapasiteye sahip sabit disk bulunan bu PC’nin ekran çözünürlüğü ise 1366 x 768 piksel. 1.3 Megapiksel kamerayı da üzerinde barındıran Eee Top kablosuz bağlantı 802.11 b/g/n standartlarını da destekliyor. Ürünün yurt dışı satış fiyatı ise yaklaşık 545 Euro.
Yazan: Yavuz Şahin
SDN - http://shiftdelete.net
Kaynak:http://shiftdelete.net/asus-eee-top-satista-8934.html
Asus’un yeni monitör PC’si Eee Top satışa çıktı. Eee Top 1602 isimli ürünün 15.6 inç büyüklükte ekranı bulunuyor.
İlk olarak Japonya’da satışa çıkan Eee Top serisi şık beyaz tasarımı ve uygun boyutlarıyla dikkat çekiyor. 15.6 inç ekran genişliğine sahip ürün Intel 945GSE yonga setine sahip anakartı ve Aton N270 ( 1.6 GHz ) işlemcisi bulunuyor.
Üzerinde 1 GB bellek ve 160 GB kapasiteye sahip sabit disk bulunan bu PC’nin ekran çözünürlüğü ise 1366 x 768 piksel. 1.3 Megapiksel kamerayı da üzerinde barındıran Eee Top kablosuz bağlantı 802.11 b/g/n standartlarını da destekliyor. Ürünün yurt dışı satış fiyatı ise yaklaşık 545 Euro.
Yazan: Yavuz Şahin
SDN - http://shiftdelete.net
Kaynak:http://shiftdelete.net/asus-eee-top-satista-8934.html
Taşınabilir Blu-ray Oynatıcı
Taşınabilir Blu-ray Oynatıcı
Biraz geçte olsa ülkemizde Blu-ray filmler satılmaya başladı. Şimdilik yüksek bir fiyat politikası izlenen bu filmlerin 2009 yılının sonlarına doğru fiyatları düşecek.
Bunu fırsat bilen medya oynatıcı firmaları yeni Blu-ray oynatıcı modellerini yavaş yavaş Türkiye’de satışa sunmaya başladılar. Bu ürünler arasında Panasonic firmasının ürettiği bir ürün var ki ( taşınabilir Blu-ray oynatıcı ) yakın süre içersinde oda Türkiye’de satışa sunulacak.
DMP-BV100 isimli ürünün 8.6 inç büyüklüğünde ekranı bulunuyor. Ekranın çözünürlüğü ise 1024 x 600. Ürünün üzerinde bulunan dijital TV kartı sayesinde Blu-ray izlemenin yanı sıra TV’de seyredebiliyorsunuz. Ayrıca ürünün üzerinde HDMI çıkışı bulunuyor. Bu sayede ürünü normal bir Blu-ray oynatıcı gibi TV'ye bağlayabiliyorsunuz.
:: Blu-ray oynatıcınız var mı?
Yazan: Yavuz Şahin
SDN - http://shiftdelete.net
Kaynak:http://shiftdelete.net/tasinabilir-blu-ray-oynatici-8935.html
Biraz geçte olsa ülkemizde Blu-ray filmler satılmaya başladı. Şimdilik yüksek bir fiyat politikası izlenen bu filmlerin 2009 yılının sonlarına doğru fiyatları düşecek.
Bunu fırsat bilen medya oynatıcı firmaları yeni Blu-ray oynatıcı modellerini yavaş yavaş Türkiye’de satışa sunmaya başladılar. Bu ürünler arasında Panasonic firmasının ürettiği bir ürün var ki ( taşınabilir Blu-ray oynatıcı ) yakın süre içersinde oda Türkiye’de satışa sunulacak.
DMP-BV100 isimli ürünün 8.6 inç büyüklüğünde ekranı bulunuyor. Ekranın çözünürlüğü ise 1024 x 600. Ürünün üzerinde bulunan dijital TV kartı sayesinde Blu-ray izlemenin yanı sıra TV’de seyredebiliyorsunuz. Ayrıca ürünün üzerinde HDMI çıkışı bulunuyor. Bu sayede ürünü normal bir Blu-ray oynatıcı gibi TV'ye bağlayabiliyorsunuz.
:: Blu-ray oynatıcınız var mı?
Yazan: Yavuz Şahin
SDN - http://shiftdelete.net
Kaynak:http://shiftdelete.net/tasinabilir-blu-ray-oynatici-8935.html
En Hızlı Tarayıcı ile Son Sürüme Doğru
En Hızlı Tarayıcı ile Son Sürüme Doğru
Süper hızlı çalışması ve kullanıcı dostu arayüzüyle beğeni toplayan Orca Browser 1.1 için yeni çıkış adayı sürüm yayınlandı. Ücretsiz indirin.
Firefox 3 altyapısında çok daha hızlı bir web sörfü için tasarlanan Orca Browser 1.1 RC4 sürümü yayınlandı. Çıkış öncesi birçok hatanın düzeltildiği ve Firefox'un parola yöneticisini kullanma seçeneğinin getirildiği son sürümde, ayrıca daha önceden bulunan online profil saklama, otomatik tamamlama, RSS okuyucu, tarama gizliliği gibi özellikler de Orca'yı mutlaka denenmesi gereken bir web tarayıcısı haline getiriyor.
:: Orca Browser 1.1 RC4 sürümünü indirin.
:: Orca'nın hızından memnun kaldınız mı?
Yazan: Erhan Kahraman
SDN - http://shiftdelete.net
Kaynak:http://shiftdelete.net/orca-browser-1.1-rc4-download-icin-hazir-8936.html
Süper hızlı çalışması ve kullanıcı dostu arayüzüyle beğeni toplayan Orca Browser 1.1 için yeni çıkış adayı sürüm yayınlandı. Ücretsiz indirin.
Firefox 3 altyapısında çok daha hızlı bir web sörfü için tasarlanan Orca Browser 1.1 RC4 sürümü yayınlandı. Çıkış öncesi birçok hatanın düzeltildiği ve Firefox'un parola yöneticisini kullanma seçeneğinin getirildiği son sürümde, ayrıca daha önceden bulunan online profil saklama, otomatik tamamlama, RSS okuyucu, tarama gizliliği gibi özellikler de Orca'yı mutlaka denenmesi gereken bir web tarayıcısı haline getiriyor.
:: Orca Browser 1.1 RC4 sürümünü indirin.
:: Orca'nın hızından memnun kaldınız mı?
Yazan: Erhan Kahraman
SDN - http://shiftdelete.net
Kaynak:http://shiftdelete.net/orca-browser-1.1-rc4-download-icin-hazir-8936.html
TRAILER A BOUT DE SOUFFLE FILM GODARD TRUFFAUT BELMONDO CLIP
TRAILER A BOUT DE SOUFFLE FILM GODARD TRUFFAUT BELMONDO CLIP
Kulise iç çamaşırı yağıyormuş
Kulise iç çamaşırı yağıyormuş
Murat Boz'un söyledikleri çok tartışılacak. Boz'un bayan hayranlarından şaşırtan hediyeler geliyormuş... En şaşırtını da iç çamaşırları...
Artık seks idolü haline gelen Murat Boz'un söyledikleri çok tartışılacak. Murat Boz (28), seksi danslar yapan ve klibinde soyunup kemerini çıkaran çocuk olarak 2006’dan beri gündemde.
Aşkı Bulamam single’ını Maksimum albümü ve geçen yaz Uçurum isimli single takip etti. Şarkıları hep gece kulüplerinin hitleri arasında oldu. Sahnede gladyatör sandaletler giydi, konsere etekle çıktı. Bir çeşit seks idolü haline geldi. Şimdi sıra ikinci albümü Şans’ta. Murat Boz Hürriyet Cumartesi'den Hakan Gence'ye konuştu..
Kadınlar müziğinizden çok ne kadar seksi olduğunuzdan bahsediyor. Görüntünüz müziğin önüne mi geçti?
- Kendimi seviyorum ve seksi buluyorum ama bu durum müziğimin önüne asla geçemez. Bugüne kadar müzik dünyasından çok yakışıklı insan geldi geçti. Sadece fizikle kariyer olamaz. Müziğiniz de iyi olmalı. Ben ikisini bir arada sunuyorum. Bence hayranlarım müziğimin farkında.
Vücudunuzda sizin en beğendiğiniz ve beğenmediğiniz yerleriniz nereler?
-Gözlerimi, dudaklarımı, omuzlarımı, manken gibi uzun bacaklarımı beğeniyorum. Benim için kel kalıyor dediler; yok öyle bir şey. Tek beğenmediğim yanım, sabahları kalktığımda şişen gözlerim. Kurbağaya benziyorum.
Bakımınıza düşkün müsünüz?
-Tabii. Solaryuma gidiyorum, manikür yaptırıyorum, Clinique marka nemlendirici kremler kullanıyorum. Günde 3-4 saat spor yapıyorum ama albüm dönemleri aksıyor. O zaman da geceleri asla yemek yemiyorum.
Kliplerinizde soyunmayı seviyorsunuz ama sizi hafif göbekli bulanlar ve göğüslerinizi beğenmeyenler var...
- Boyun 1.86, kilom 78. O görüntü aslında klip çekimindeki ışıkla alakalı. Ben kendimi beğeniyorum, kimin ne düşündüğü de çok umurumda değil. Zaten güzel vücut her yerinizden kas fışkıracak anlamına gelmiyor...
WEMBLEY’DE KONSER İÇİN SEVGİLİMDEN VAZGEÇERİM
Hiç peşinden koştuğunuz bir kadın oldu mu?
-Hayır, hiç koşmadım. Ama koşabilirim de, öyle takıntılarım yok.
Sevgilinizle yaşayacağınız çok özel bir geceden sizi ne vazgeçirir?
-Londra Wembley stadyumunda verilecek bir konser beni o geceden vazgeçirir.
Şimdiye kadar kadınlardan aldığınız en ilginç teklif neydi?
-Konser sonrasında dudağıma yapışmak isteyenler, sahneye iç çamaşırlarını atanlar oldu. Sağolsunlar iç çamaşırlarını kulise de gönderiyorlar. Bu da hoşuma gidiyor, güzel yani.
Bir röportajda sekste sınırım yok demişsiniz. Nasıl yani?
-Ayrıntı veremem. Kısaca sevdiğimi mutlu etmek için her şeyi yaparım.
İnternet sitelerinde tek gecelik ilişki yaşanacak erkeklerin başında adınız geçiyor. Bu sizi rahatsız ediyor mu?
-Meta gibi gözükmek pek hoşa gitmez ama ben seviyorum bu tarz şeyleri. Tek gecelik ilişkilerim de oldu. Böyle teklifleri hep yapıyorlar. Kız arkadaşımın yanında olması hayranlarımı etkilemiyor.
Sizi seks idolü haline getiren ne?
-Önemli olan doğru ve güzel bakmak. Öyle bakmayı beceren seksidir.
ETEK GİYMEK ÇOK RAHATMIŞ SIRT DEKOLTESİ DE DENEYECEĞİM
Gay söylentileri ve bu konuyla ilgili sorular rahatsızlık veriyor mu?
- Cinsel kimliğimle ilgili sorular beni rahatsız etmiyor. Belki biseksüelimdir belki değilimdir. Belki heteroseksüelimdir belki değilimdir... Pek çok gay hayranım var. Homofobik değilim.
Bir de konserde etek giydiniz? Etek giymek rahat mıymış?
-Modacım ve sevgilim Eliz Sakuçoğlu’nun fikriydi. Modacı Marc Jacobs ve Mel Gibson’da görüp beğenmiştim. Maskülen bir eteğin yakışacağını düşündüm. Güzel oldu. Dünyada yıllardır uniseks diye bir olay var. Kadınların giydiklerini erkekler de giyebiliyor. Ayrıca etek çok rahatmış.
Stil ikonu olma hevesiniz hep var mıydı?
-İlla ikon olayım diye kaygım yok. Zaten uç noktalarda kıyafetler giymekten hoşlanıyorum. Mesela maskülen sırt dekoltesi olan bir üst giymeyi düşünüyorum. Sırtım da çok güzeldir.
Çok mu alışveriş yaparsınız?
- Kıyafetlere dünyanın parasını veririm. Bir programda giydiğim kıyafeti bir daha giyemem. Ayakkabıya bayılırım. En az 50 çift vardır.
ALBÜMÜN ÇOK SATACAĞINA EMİNİM
Şans albümünde 11’i yeni 14 şarkı var. Sözü ve müziği Murat Boz’a ait üç parça da yer alıyor. Tek eksik, diğer Murat Boz albümlerinden alıştığımız Tarkan’ın varlığı. Şarkıcı, Tarkan’la arasında sorun olmadığını söylüyor. Bir önceki albümü Maksimum’dan memnun olmadığını, yeni çalışmasında kendisini bulduğunu da ekliyor. Albümün iyi satacağına inanıyor.
"Seksi pozları radikal olmak için vermiyorum"
Mesela küvete girip fotoğraf çektirmek içimden geliyor, seviyorum. Biz dünyaya çıplak geliyoruz. Çıplak anlarımız en güzel olduğumuz anlar. Esas bunun yapmacık karşılanması acayip.
Murat Boz'un söyledikleri çok tartışılacak. Boz'un bayan hayranlarından şaşırtan hediyeler geliyormuş... En şaşırtını da iç çamaşırları...
Artık seks idolü haline gelen Murat Boz'un söyledikleri çok tartışılacak. Murat Boz (28), seksi danslar yapan ve klibinde soyunup kemerini çıkaran çocuk olarak 2006’dan beri gündemde.
Aşkı Bulamam single’ını Maksimum albümü ve geçen yaz Uçurum isimli single takip etti. Şarkıları hep gece kulüplerinin hitleri arasında oldu. Sahnede gladyatör sandaletler giydi, konsere etekle çıktı. Bir çeşit seks idolü haline geldi. Şimdi sıra ikinci albümü Şans’ta. Murat Boz Hürriyet Cumartesi'den Hakan Gence'ye konuştu..
Kadınlar müziğinizden çok ne kadar seksi olduğunuzdan bahsediyor. Görüntünüz müziğin önüne mi geçti?
- Kendimi seviyorum ve seksi buluyorum ama bu durum müziğimin önüne asla geçemez. Bugüne kadar müzik dünyasından çok yakışıklı insan geldi geçti. Sadece fizikle kariyer olamaz. Müziğiniz de iyi olmalı. Ben ikisini bir arada sunuyorum. Bence hayranlarım müziğimin farkında.
Vücudunuzda sizin en beğendiğiniz ve beğenmediğiniz yerleriniz nereler?
-Gözlerimi, dudaklarımı, omuzlarımı, manken gibi uzun bacaklarımı beğeniyorum. Benim için kel kalıyor dediler; yok öyle bir şey. Tek beğenmediğim yanım, sabahları kalktığımda şişen gözlerim. Kurbağaya benziyorum.
Bakımınıza düşkün müsünüz?
-Tabii. Solaryuma gidiyorum, manikür yaptırıyorum, Clinique marka nemlendirici kremler kullanıyorum. Günde 3-4 saat spor yapıyorum ama albüm dönemleri aksıyor. O zaman da geceleri asla yemek yemiyorum.
Kliplerinizde soyunmayı seviyorsunuz ama sizi hafif göbekli bulanlar ve göğüslerinizi beğenmeyenler var...
- Boyun 1.86, kilom 78. O görüntü aslında klip çekimindeki ışıkla alakalı. Ben kendimi beğeniyorum, kimin ne düşündüğü de çok umurumda değil. Zaten güzel vücut her yerinizden kas fışkıracak anlamına gelmiyor...
WEMBLEY’DE KONSER İÇİN SEVGİLİMDEN VAZGEÇERİM
Hiç peşinden koştuğunuz bir kadın oldu mu?
-Hayır, hiç koşmadım. Ama koşabilirim de, öyle takıntılarım yok.
Sevgilinizle yaşayacağınız çok özel bir geceden sizi ne vazgeçirir?
-Londra Wembley stadyumunda verilecek bir konser beni o geceden vazgeçirir.
Şimdiye kadar kadınlardan aldığınız en ilginç teklif neydi?
-Konser sonrasında dudağıma yapışmak isteyenler, sahneye iç çamaşırlarını atanlar oldu. Sağolsunlar iç çamaşırlarını kulise de gönderiyorlar. Bu da hoşuma gidiyor, güzel yani.
Bir röportajda sekste sınırım yok demişsiniz. Nasıl yani?
-Ayrıntı veremem. Kısaca sevdiğimi mutlu etmek için her şeyi yaparım.
İnternet sitelerinde tek gecelik ilişki yaşanacak erkeklerin başında adınız geçiyor. Bu sizi rahatsız ediyor mu?
-Meta gibi gözükmek pek hoşa gitmez ama ben seviyorum bu tarz şeyleri. Tek gecelik ilişkilerim de oldu. Böyle teklifleri hep yapıyorlar. Kız arkadaşımın yanında olması hayranlarımı etkilemiyor.
Sizi seks idolü haline getiren ne?
-Önemli olan doğru ve güzel bakmak. Öyle bakmayı beceren seksidir.
ETEK GİYMEK ÇOK RAHATMIŞ SIRT DEKOLTESİ DE DENEYECEĞİM
Gay söylentileri ve bu konuyla ilgili sorular rahatsızlık veriyor mu?
- Cinsel kimliğimle ilgili sorular beni rahatsız etmiyor. Belki biseksüelimdir belki değilimdir. Belki heteroseksüelimdir belki değilimdir... Pek çok gay hayranım var. Homofobik değilim.
Bir de konserde etek giydiniz? Etek giymek rahat mıymış?
-Modacım ve sevgilim Eliz Sakuçoğlu’nun fikriydi. Modacı Marc Jacobs ve Mel Gibson’da görüp beğenmiştim. Maskülen bir eteğin yakışacağını düşündüm. Güzel oldu. Dünyada yıllardır uniseks diye bir olay var. Kadınların giydiklerini erkekler de giyebiliyor. Ayrıca etek çok rahatmış.
Stil ikonu olma hevesiniz hep var mıydı?
-İlla ikon olayım diye kaygım yok. Zaten uç noktalarda kıyafetler giymekten hoşlanıyorum. Mesela maskülen sırt dekoltesi olan bir üst giymeyi düşünüyorum. Sırtım da çok güzeldir.
Çok mu alışveriş yaparsınız?
- Kıyafetlere dünyanın parasını veririm. Bir programda giydiğim kıyafeti bir daha giyemem. Ayakkabıya bayılırım. En az 50 çift vardır.
ALBÜMÜN ÇOK SATACAĞINA EMİNİM
Şans albümünde 11’i yeni 14 şarkı var. Sözü ve müziği Murat Boz’a ait üç parça da yer alıyor. Tek eksik, diğer Murat Boz albümlerinden alıştığımız Tarkan’ın varlığı. Şarkıcı, Tarkan’la arasında sorun olmadığını söylüyor. Bir önceki albümü Maksimum’dan memnun olmadığını, yeni çalışmasında kendisini bulduğunu da ekliyor. Albümün iyi satacağına inanıyor.
"Seksi pozları radikal olmak için vermiyorum"
Mesela küvete girip fotoğraf çektirmek içimden geliyor, seviyorum. Biz dünyaya çıplak geliyoruz. Çıplak anlarımız en güzel olduğumuz anlar. Esas bunun yapmacık karşılanması acayip.
Yılmaz Erdoğan'dan gizli aşk cevabı
Yılmaz Erdoğan'dan gizli aşk cevabı
'Yılmaz Erdoğan'la 1 yıl gizli aşk yaşadım. Karısının yerinde ben olmalıydım' diyen şarkıcı için bakın neler söyledi?
Geçtiğimiz günlerde şarkıcı Sevda Karababa'nın yaptığı "Yılmaz Erdoğan'la büyük aşk yaşadım. Belçim'in yerinde benim olmam gerekiyordu" açıklamasından sonra gözler Yılmaz Erdoğan ile Belçim Erdoğan'ın çiftine çevrildi. Konuyla ilgili yorum yapmak Yılmaz Erdoğan, ünlü şarkıcının açıklamaları için "Bence söylenecek bir şey yok" diye konuştu. Belçim Erdoğan da eşine destek verdi ve "Bu sözleri talihsiz bir açıklama olarak görüyorum" dedi.
'Yılmaz Erdoğan'la 1 yıl gizli aşk yaşadım. Karısının yerinde ben olmalıydım' diyen şarkıcı için bakın neler söyledi?
Geçtiğimiz günlerde şarkıcı Sevda Karababa'nın yaptığı "Yılmaz Erdoğan'la büyük aşk yaşadım. Belçim'in yerinde benim olmam gerekiyordu" açıklamasından sonra gözler Yılmaz Erdoğan ile Belçim Erdoğan'ın çiftine çevrildi. Konuyla ilgili yorum yapmak Yılmaz Erdoğan, ünlü şarkıcının açıklamaları için "Bence söylenecek bir şey yok" diye konuştu. Belçim Erdoğan da eşine destek verdi ve "Bu sözleri talihsiz bir açıklama olarak görüyorum" dedi.
Cem Yılmaz'dan samimi itiraf
Cem Yılmaz'dan samimi itiraf
Cem Yılmaz bilgisayarda müzik dinliyor ama MSN'le arası yok! Dinlenmiyor ve bu konuda bir de itirafı var;
"20'li yaşlarım tatilsiz geçti" diyen ünlü komedyen Cem Yılmaz: Bir şey yapmadığım zaman bir işe yaramadığımı düşünüyorum. Bu konuda tedaviye ihtiyacım var galiba!..
Geçtiğimiz hafta 'Var mısın Yok musun?' yarışmasına katılarak, Trabzonlu Okur Ailesi'nin kızları Elif'in tedavisi için 100 bin TL kazanan Cem Yılmaz; "Bir şey yapmadığım zaman hiçbir işe yaramadığımı düşünüyorum. Bu konuda tedaviye ihtiyacım var" dedi. Farklı eleştiriler alan 'A.R.O.G' filminin ardından sakin bir döneme girdiğini belirten ünlü komedyen, InStyle dergisine gündelik hayatıyla ilgili bilinmeyenleri anlattı.
MSN'li bir dünyam yok
* Dinlenmek nedir bilmiyorum. Yoğun çalışınca dinlenmeyi erteliyoruz... Şu anda belirgin bir işim yok ama yine de dinlenemiyorum.
* Çok nadir tatil yaparım. 20'li yaşlarım tatilsiz geçti mesela. Zannedildiği gibi, şöhretin ve ekonomik durumun getirdiği hovardalıklardan fazla faydalandığımı söyleyemem.
* Sıradan bir günümde; eğer ekip olarak bir şey yazmıyorsak, fazla bir şey yapmıyorum. Bilgisayarda müzikle ilgilenirim ama chat ya da MSN'li bir dünyam yok. E-mail'i de sadece haberleşmek için kullanırım.
Bizim ailede alay vardır
* Bizim ailede espriler havada uçuşmaz ama kimse kimseye de acımaz. Hemen şakasını çekinmeden patlatır. 'Alay' denilen şey bizde yüksektir. Tabii ki belli terbiye çerçevesinde... Mesela; geçenlerde evde eski bir kaset bulundu. VHS, 89-90'da çekilmiş. Koyduk; babam 'Kapatın şunu', annem, 'Tüh halime bak', abim 'Perişanım' dedi. Herkes kendini yerden yere vurdu. 'Aa ne kadar gençmişim' demedi kimse. Doğrusu bu bana çok eğlenceli geliyor!
Cem Yılmaz bilgisayarda müzik dinliyor ama MSN'le arası yok! Dinlenmiyor ve bu konuda bir de itirafı var;
"20'li yaşlarım tatilsiz geçti" diyen ünlü komedyen Cem Yılmaz: Bir şey yapmadığım zaman bir işe yaramadığımı düşünüyorum. Bu konuda tedaviye ihtiyacım var galiba!..
Geçtiğimiz hafta 'Var mısın Yok musun?' yarışmasına katılarak, Trabzonlu Okur Ailesi'nin kızları Elif'in tedavisi için 100 bin TL kazanan Cem Yılmaz; "Bir şey yapmadığım zaman hiçbir işe yaramadığımı düşünüyorum. Bu konuda tedaviye ihtiyacım var" dedi. Farklı eleştiriler alan 'A.R.O.G' filminin ardından sakin bir döneme girdiğini belirten ünlü komedyen, InStyle dergisine gündelik hayatıyla ilgili bilinmeyenleri anlattı.
MSN'li bir dünyam yok
* Dinlenmek nedir bilmiyorum. Yoğun çalışınca dinlenmeyi erteliyoruz... Şu anda belirgin bir işim yok ama yine de dinlenemiyorum.
* Çok nadir tatil yaparım. 20'li yaşlarım tatilsiz geçti mesela. Zannedildiği gibi, şöhretin ve ekonomik durumun getirdiği hovardalıklardan fazla faydalandığımı söyleyemem.
* Sıradan bir günümde; eğer ekip olarak bir şey yazmıyorsak, fazla bir şey yapmıyorum. Bilgisayarda müzikle ilgilenirim ama chat ya da MSN'li bir dünyam yok. E-mail'i de sadece haberleşmek için kullanırım.
Bizim ailede alay vardır
* Bizim ailede espriler havada uçuşmaz ama kimse kimseye de acımaz. Hemen şakasını çekinmeden patlatır. 'Alay' denilen şey bizde yüksektir. Tabii ki belli terbiye çerçevesinde... Mesela; geçenlerde evde eski bir kaset bulundu. VHS, 89-90'da çekilmiş. Koyduk; babam 'Kapatın şunu', annem, 'Tüh halime bak', abim 'Perişanım' dedi. Herkes kendini yerden yere vurdu. 'Aa ne kadar gençmişim' demedi kimse. Doğrusu bu bana çok eğlenceli geliyor!
Korkunç ihmal yine can aldı
Korkunç ihmal yine can aldı
Elektrik direği için açılan çukur kapatılmadı. Açılan çukura başüstü düştü. Boğularak hayatını kaybetti.
Zonguldak'ın Ereğli İlçesi’nde, elektrik direği dikmek için açılan, ancak herhangi bir önlem alınmayan çukura düşen 47 yaşındaki İsmail Sarı hayatını kaybetti.
Ereğli’de Başkent Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (BEDAŞ) dün, Kemer Mahallesi’nde Çavdarlı Durağı’nın yanında elektrik direği dikmek için beton kaplı çukur açtı. Sabah saatlerinde çalışma yapmak için olay yerine gelen BEDAŞ görevlileri, 1 metre 86 santim derinliğinde, 53 santim çapındaki çukurda bir ceset görünce durumu polise bildirdi. Polis, güvenlik şeridi oluştururken, olay yerine gelen Cumhuriyet Savcısı inceleme yaptı. Daha sonra polis ve görevliler, içerisinde 23 santim su bulunan çukura düşen kişinin cesedini çıkardı. Olay yerindeki vatandaşlar ölen kişinin İsmail Sarı olduğunu söylerek, akli dengesinin yerinde olmadığını iddia ettiler. Sarı’nın olay yerine gelen yakınları ise gözyaşı döktüler.
Ceset otopsi için Ereğli Devlet Hastanesi morguna kaldırılırken, olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
Bu arada, BEDAŞ’ın aynı yol üzerinde açtığı diğer çukurların da üzerinin açık olduğu ve hiçbir güvenlik önleminin alınmadığı gözlendi.
Elektrik direği için açılan çukur kapatılmadı. Açılan çukura başüstü düştü. Boğularak hayatını kaybetti.
Zonguldak'ın Ereğli İlçesi’nde, elektrik direği dikmek için açılan, ancak herhangi bir önlem alınmayan çukura düşen 47 yaşındaki İsmail Sarı hayatını kaybetti.
Ereğli’de Başkent Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (BEDAŞ) dün, Kemer Mahallesi’nde Çavdarlı Durağı’nın yanında elektrik direği dikmek için beton kaplı çukur açtı. Sabah saatlerinde çalışma yapmak için olay yerine gelen BEDAŞ görevlileri, 1 metre 86 santim derinliğinde, 53 santim çapındaki çukurda bir ceset görünce durumu polise bildirdi. Polis, güvenlik şeridi oluştururken, olay yerine gelen Cumhuriyet Savcısı inceleme yaptı. Daha sonra polis ve görevliler, içerisinde 23 santim su bulunan çukura düşen kişinin cesedini çıkardı. Olay yerindeki vatandaşlar ölen kişinin İsmail Sarı olduğunu söylerek, akli dengesinin yerinde olmadığını iddia ettiler. Sarı’nın olay yerine gelen yakınları ise gözyaşı döktüler.
Ceset otopsi için Ereğli Devlet Hastanesi morguna kaldırılırken, olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
Bu arada, BEDAŞ’ın aynı yol üzerinde açtığı diğer çukurların da üzerinin açık olduğu ve hiçbir güvenlik önleminin alınmadığı gözlendi.
Öğrenciyle okul tuvaletinde seks!
Öğrenciyle okul tuvaletinde seks!
Öğrencisiyle tuvalette seks yaptı. Hatta bekâretini de aldı. Ama yakalandı.
Avustralya'da evli bir öğretmen, öğrencisi ile okul tuvaletinde cinsel ilişkiye girdiği anlaşılınca hapis cezası aldı.
Matematik öğretmeni Andrew Beaumont'un (31), ismi açıklanmayan öğrencisini kendisine âşık ettiği sonra da cinsel ilişkiye girdiği ortaya çıktı. Öğrencisinin bekâretini de alan öğretmene 4.5 yıl hapis cezası verildi
Öğrencisiyle tuvalette seks yaptı. Hatta bekâretini de aldı. Ama yakalandı.
Avustralya'da evli bir öğretmen, öğrencisi ile okul tuvaletinde cinsel ilişkiye girdiği anlaşılınca hapis cezası aldı.
Matematik öğretmeni Andrew Beaumont'un (31), ismi açıklanmayan öğrencisini kendisine âşık ettiği sonra da cinsel ilişkiye girdiği ortaya çıktı. Öğrencisinin bekâretini de alan öğretmene 4.5 yıl hapis cezası verildi
Görülmemiş gama ışını patlaması
Görülmemiş gama ışını patlaması
En şiddetli Gama ışını patlaması gözlendi. Patlama, yaklaşık 12.2 milyar ışık yılı mesafede meydana geldi.
Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) geçen yıl 11 haziranda uzaya gönderdiği, “Fermi” teleskobu, evrende daha önce görülmemiş şiddette bir gama ışını patlamasını tespit etti.
Science dergisinde yayımlanan bildiride, astrofizikçilerin hesaplamalarına göre, Karina takım yıldızında geçen yıl eylül ayında meydana gelen bu patlamanın, aynı anda meydana gelen yaklaşık 9 bin süpernova patlamasına eşdeğer olduğu belirtildi.
GRB 080916C adı verilen patlamada açığa çıkan maddenin hemen hemen ışık hızında olduğu bildirildi.
Kaynaktan doğan en ekstrem ışınların, görülebilir ışıktan 30 milyar kez daha fazla enerji ilettiği kaydedildi.
En şiddetli Gama ışını patlaması gözlendi. Patlama, yaklaşık 12.2 milyar ışık yılı mesafede meydana geldi.
Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) geçen yıl 11 haziranda uzaya gönderdiği, “Fermi” teleskobu, evrende daha önce görülmemiş şiddette bir gama ışını patlamasını tespit etti.
Science dergisinde yayımlanan bildiride, astrofizikçilerin hesaplamalarına göre, Karina takım yıldızında geçen yıl eylül ayında meydana gelen bu patlamanın, aynı anda meydana gelen yaklaşık 9 bin süpernova patlamasına eşdeğer olduğu belirtildi.
GRB 080916C adı verilen patlamada açığa çıkan maddenin hemen hemen ışık hızında olduğu bildirildi.
Kaynaktan doğan en ekstrem ışınların, görülebilir ışıktan 30 milyar kez daha fazla enerji ilettiği kaydedildi.
Google kayıp Atlantis'i buldu!
Google kayıp Atlantis'i buldu!
Google bunu da yaptı. Kayıp kıtayı buldu. Atlantis'in olduğu varsayılan yerler Google Ocean'la incelendi ve işte bu fotoğraf çekildi.
Google Earth'le çalışan bir uygulama olan Google Ocean'da yapılan bir araştırmada kayıp kıta Atlantis'in olduğu varsayılan yerler incelendi ve ilginç bir bulguya ulaşıldı.
İngiliz Telegraph gazetesinde yer alan habere göre Kanarya Adaları yakınlarında Batı Afrika sahiline 620 mil (997 kilometre) uzaklıkta bir nokta kayıp kıta Atlantis olduğu sanılan harabelerin izine rastlandı.
Google Ocean'da tespit edilen ve insan eliyle yapılmış kusursuz bir dikdörtgene benzeyen "gizemli" şekillerin Atlantis olabileceği tahmin ediliyor. Galler bölgesinde olduğu tespit edilen dikdörtgenin bir mühendis tarafından belirlendiği bildiriliyor. 4 kilometre derinlikte olan dikdörtgen yapı, mimari çizimleri andıran bir harita şeklinde ve birbirini direkt kesen, rahatlıkla görülebilen çizgilere sahip.
Google bunu da yaptı. Kayıp kıtayı buldu. Atlantis'in olduğu varsayılan yerler Google Ocean'la incelendi ve işte bu fotoğraf çekildi.
Google Earth'le çalışan bir uygulama olan Google Ocean'da yapılan bir araştırmada kayıp kıta Atlantis'in olduğu varsayılan yerler incelendi ve ilginç bir bulguya ulaşıldı.
İngiliz Telegraph gazetesinde yer alan habere göre Kanarya Adaları yakınlarında Batı Afrika sahiline 620 mil (997 kilometre) uzaklıkta bir nokta kayıp kıta Atlantis olduğu sanılan harabelerin izine rastlandı.
Google Ocean'da tespit edilen ve insan eliyle yapılmış kusursuz bir dikdörtgene benzeyen "gizemli" şekillerin Atlantis olabileceği tahmin ediliyor. Galler bölgesinde olduğu tespit edilen dikdörtgenin bir mühendis tarafından belirlendiği bildiriliyor. 4 kilometre derinlikte olan dikdörtgen yapı, mimari çizimleri andıran bir harita şeklinde ve birbirini direkt kesen, rahatlıkla görülebilen çizgilere sahip.
Facebook sağlığınızı bozabilir
Facebook sağlığınızı bozabilir
Bir İngiliz uzman, internetteki sosyal ağların bireylerin ruh sağlığı açısından zararlı olabileceği uyarısında bulundu.
Bir İngiliz uzman, internetteki sosyal ağların bireylerin ruh sağlığı açısından zararlı olabileceği uyarısında bulundu.
Dr. Aric Sigman, aslında Facebook gibi sitelerin insanların sosyal yaşamının zenginleştirilmesi ve insanların birbirlerine yaklaştırılması amacıyla yola çıktığını belirterek, "Ancak bu sitelerde sosyalleşmeye alışan insanların gerçek sosyal ilişkilerinden ve yüz yüze iletişimden uzak kalmaları çeşitli biyolojik etkiler yaratabilir" ifadesini kullandı.
Yapılan çalışmaların, bilgisayar önünde oturarak sosyalleşmenin genlerin çalışma biçimini değiştirebileceğini, bağışıklık sisteminin tepkilerini etkileyebileceğini, hormon seviyelerini değiştirebileceğini, damar sisteminin fonksiyonlarını bozabileceğini ve kişinin ruh halini bozabileceğini gösterdiğini kaydeden Sigman, "Bütün bunlar da kişinin kanser, kalp krizi, beyin kanaması ve bunama gibi ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya kalmasına yol açabilir" dedi.
Dr. Sigman'ın uyarıları İngiltere Biyoloji Enstitüsü'nün yayımladığı Biologist adlı tıp Dergisi'nin son sayısında yer aldı.
Bir İngiliz uzman, internetteki sosyal ağların bireylerin ruh sağlığı açısından zararlı olabileceği uyarısında bulundu.
Bir İngiliz uzman, internetteki sosyal ağların bireylerin ruh sağlığı açısından zararlı olabileceği uyarısında bulundu.
Dr. Aric Sigman, aslında Facebook gibi sitelerin insanların sosyal yaşamının zenginleştirilmesi ve insanların birbirlerine yaklaştırılması amacıyla yola çıktığını belirterek, "Ancak bu sitelerde sosyalleşmeye alışan insanların gerçek sosyal ilişkilerinden ve yüz yüze iletişimden uzak kalmaları çeşitli biyolojik etkiler yaratabilir" ifadesini kullandı.
Yapılan çalışmaların, bilgisayar önünde oturarak sosyalleşmenin genlerin çalışma biçimini değiştirebileceğini, bağışıklık sisteminin tepkilerini etkileyebileceğini, hormon seviyelerini değiştirebileceğini, damar sisteminin fonksiyonlarını bozabileceğini ve kişinin ruh halini bozabileceğini gösterdiğini kaydeden Sigman, "Bütün bunlar da kişinin kanser, kalp krizi, beyin kanaması ve bunama gibi ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya kalmasına yol açabilir" dedi.
Dr. Sigman'ın uyarıları İngiltere Biyoloji Enstitüsü'nün yayımladığı Biologist adlı tıp Dergisi'nin son sayısında yer aldı.
Güneş dünyayı içine alacak
Güneş dünyayı içine alacak
Ege Üniversitesi'ndeki konferansta güneşin dünyayı içine alarak yokedeceği gündeme geldi.
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi'nde düzenlenen konferansta konuşan Doç. Dr. Kadri Yakut, "Güneşin 5 milyon yıl sonra büyüyüp Dünya'yı içine alarak yok edeceğini biliyoruz. Dünya dışı bir yaşamın var olduğuna dair ise her hangi bir şey elde edilmemiştir" dedi.
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümünden mezun olan ve şu anda Cambridge Üniversitesi Astronomi Enstitüsü'nde çalışmalarına devam eden Doç. Dr. Kadri Yakut, evrenin fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısını anlattı. Evrenin oluşum teorileri, büyük patlama, yıldızların ve gezegenlerin oluşumuyla ilgili bilgi veren Doç. Dr. Kadri Yakut evrenin 14 milyar yıl kadar yaşlı olduğunu, Bing Beng'in sadece bir teori olduğunu bunun bir kesinlik taşımadığını söyledi. Doç. Dr. Kadri Yakut sözlerine şöyle devam etti:
"Hafif elementler evrenin oluşumu sırasında ağır elementlerle birlikte yıldızların oluşumunu gerçekleştirmiştir. Her şey bir tek noktada başlamıştır. Evren böyle bir ortamda oluşmuştur. Ortam inanılmaz bir şekilde sıcak ve yoğundur. Evren ivmeli ve açık bir yapıya sahiptir."
Doç. Dr. Kadri Yakut evrenin gözlenme serüveninin 1930'lu yıllarda başladığını, 1965'li yıllarda da kozmik art alan ışınımının ölçüldüğünü söyledi.
MD+BO MD-BO KARANLIK MADDENİN TARİHÇESİ MD-BO
Doç. Dr. Kadri Yakut evrenin yüzde 23'lük kısmının karanlık ortamdan oluştuğunu, bu karanlık dönemin 13 milyar yıl önce başladığını söyledi. Doç. Dr. Yakut "Karanlık madde 1933 yılında öğrenilip ortaya çıkarıldı. Görünmez baryonlardan oluşmaktadır. Karanlık enerjinin ise kesin ve net bir şekilde nasıl oluştuğu bilinememektedir" dedi.
Evrenin daha çok hidrojenden az bir kısmının da plazmalardan oluştuğunu söyleyen Doç. Dr. Yakut şöyle devam etti:
"Bir yıldızın nasıl oluştuğunu bilmekteyiz. Gaz, toz ve parçacıkların birleşmesiyle ve hidrojenin yanmasıyla yıldızların nasıl oluştuğunu görebilmekteyiz. Fakat gezegenlerin oluşumuyla ilgili net bir şey söylememiz mümkün değildir. Diğer yandan Güneşin 5 milyon yıl sonra büyüyüp Dünya'yı içine alıp yok edeceğini biliyoruz. Dünya dışı bir yaşamın var olduğuna dair ise her hangi bir şey elde edilmemiştir."
Ege Üniversitesi'ndeki konferansta güneşin dünyayı içine alarak yokedeceği gündeme geldi.
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi'nde düzenlenen konferansta konuşan Doç. Dr. Kadri Yakut, "Güneşin 5 milyon yıl sonra büyüyüp Dünya'yı içine alarak yok edeceğini biliyoruz. Dünya dışı bir yaşamın var olduğuna dair ise her hangi bir şey elde edilmemiştir" dedi.
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümünden mezun olan ve şu anda Cambridge Üniversitesi Astronomi Enstitüsü'nde çalışmalarına devam eden Doç. Dr. Kadri Yakut, evrenin fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısını anlattı. Evrenin oluşum teorileri, büyük patlama, yıldızların ve gezegenlerin oluşumuyla ilgili bilgi veren Doç. Dr. Kadri Yakut evrenin 14 milyar yıl kadar yaşlı olduğunu, Bing Beng'in sadece bir teori olduğunu bunun bir kesinlik taşımadığını söyledi. Doç. Dr. Kadri Yakut sözlerine şöyle devam etti:
"Hafif elementler evrenin oluşumu sırasında ağır elementlerle birlikte yıldızların oluşumunu gerçekleştirmiştir. Her şey bir tek noktada başlamıştır. Evren böyle bir ortamda oluşmuştur. Ortam inanılmaz bir şekilde sıcak ve yoğundur. Evren ivmeli ve açık bir yapıya sahiptir."
Doç. Dr. Kadri Yakut evrenin gözlenme serüveninin 1930'lu yıllarda başladığını, 1965'li yıllarda da kozmik art alan ışınımının ölçüldüğünü söyledi.
MD+BO MD-BO KARANLIK MADDENİN TARİHÇESİ MD-BO
Doç. Dr. Kadri Yakut evrenin yüzde 23'lük kısmının karanlık ortamdan oluştuğunu, bu karanlık dönemin 13 milyar yıl önce başladığını söyledi. Doç. Dr. Yakut "Karanlık madde 1933 yılında öğrenilip ortaya çıkarıldı. Görünmez baryonlardan oluşmaktadır. Karanlık enerjinin ise kesin ve net bir şekilde nasıl oluştuğu bilinememektedir" dedi.
Evrenin daha çok hidrojenden az bir kısmının da plazmalardan oluştuğunu söyleyen Doç. Dr. Yakut şöyle devam etti:
"Bir yıldızın nasıl oluştuğunu bilmekteyiz. Gaz, toz ve parçacıkların birleşmesiyle ve hidrojenin yanmasıyla yıldızların nasıl oluştuğunu görebilmekteyiz. Fakat gezegenlerin oluşumuyla ilgili net bir şey söylememiz mümkün değildir. Diğer yandan Güneşin 5 milyon yıl sonra büyüyüp Dünya'yı içine alıp yok edeceğini biliyoruz. Dünya dışı bir yaşamın var olduğuna dair ise her hangi bir şey elde edilmemiştir."
The Addams Family (Theatrical Trailer)
The Addams Family (Theatrical Trailer)
0
yorum
20 Şubat 2009 Cuma
Yeni bir fare türü keşfedildi
Büyük Okyanus’un ada devleti Filipinler’de yetkililer yeni bir fare türü keşfettiklerini raporladılar.
175 gram ağırlığa sahip yeni tür Mindanao adasında bulunan Hamiguitan dağınında 950 metre yükseklikte keşfedildi.
Hamiguitan sıçanı adı verilen yeni türün sarı-kahverengi renkli, tüylü uzun bir kuyruğa sahip olduğu belirtildi.
Bulunan yeni türün Mindanao adasındaki birçok türle akrabalığı bulunuyor. Bilim insanları, coğrafi yapısı nedeniyle Mindanao’da birçok farklı türün barındığını ifade ediyor.
Filipinler’de, yalnızca bu bölgede yaşayan 125 farklı türden memeli hayvan bulunuyor. Araştırmanın Filipinli lideri Danilo Balete, bulunan yeni türün sadece Hamiguitan’ın güney bölgesinde yaşadığı saptanan ilk tür olduğunu belirtti.
175 gram ağırlığa sahip yeni tür Mindanao adasında bulunan Hamiguitan dağınında 950 metre yükseklikte keşfedildi.
Hamiguitan sıçanı adı verilen yeni türün sarı-kahverengi renkli, tüylü uzun bir kuyruğa sahip olduğu belirtildi.
Bulunan yeni türün Mindanao adasındaki birçok türle akrabalığı bulunuyor. Bilim insanları, coğrafi yapısı nedeniyle Mindanao’da birçok farklı türün barındığını ifade ediyor.
Filipinler’de, yalnızca bu bölgede yaşayan 125 farklı türden memeli hayvan bulunuyor. Araştırmanın Filipinli lideri Danilo Balete, bulunan yeni türün sadece Hamiguitan’ın güney bölgesinde yaşadığı saptanan ilk tür olduğunu belirtti.
0
yorum
19 Şubat 2009 Perşembe
Hadise Yunanistan'ı salladı
Havaalanında dansözle karşılandı giydiği minicik elbisesiyle erkeklerin gönlüne taht kurdu. İşte komşuyu sallayan Hadise!
Rusya’nın başkenti Moskova’da önümüzdeki mayıs ayında yapılacak 54’üncü Eurovision Şarkı Yarışmasında ‘Düm Tek Tek' adlı şarkısıyla Türkiye’yi temsil edecek olan Hadise, Yunanistan’ın Eurovision’a katılacağı şarkının seçildiği Atina’daki programa konuk oldu.
Atina Elefterios Venizolos havaalanında bir özel televizyon kanalının organizasyonuyla gelen dansözler tarafından karşılanan Hadise, Hadise, Eurovision’da Yunanistan’ı temsil edecek Sakis Ruvas’a başarılar dilediğini belirtti. Yunan devlet televizyonu ERT TV’deki geçmişten günümüze Eurovision’a katılan Yunan şarkılarının da yayınlandığı programda sahneye çıkarılarak anons edilen Hadise, ‘Düm Tek Tek’i alkışlar arasında söyledikten sonra programı sunan iki sunucu kendisine Türkçe konuşarak teşekkür etti.
Yunanlı sanatçı Sakis Ruvas’ın daha önce de Eurovision’a katıldığını hatırlatan Hadise, “Şimdiden bilemem ama belki birkaç yıl sonra ben de bir kez daha katılırım” diye konuştu. Sakis Ruvas, hazırladığı 3 şarkıyı seslendirirken halk oyuyla en fazla oy alan şarkısı belirlendi.
Programda, Hadise’nin yanı sıra İngiltere’den Jade ve Karadağ’dan Andrea Demiroviç şarkılarını seslendirdi.
Rusya’nın başkenti Moskova’da önümüzdeki mayıs ayında yapılacak 54’üncü Eurovision Şarkı Yarışmasında ‘Düm Tek Tek' adlı şarkısıyla Türkiye’yi temsil edecek olan Hadise, Yunanistan’ın Eurovision’a katılacağı şarkının seçildiği Atina’daki programa konuk oldu.
Atina Elefterios Venizolos havaalanında bir özel televizyon kanalının organizasyonuyla gelen dansözler tarafından karşılanan Hadise, Hadise, Eurovision’da Yunanistan’ı temsil edecek Sakis Ruvas’a başarılar dilediğini belirtti. Yunan devlet televizyonu ERT TV’deki geçmişten günümüze Eurovision’a katılan Yunan şarkılarının da yayınlandığı programda sahneye çıkarılarak anons edilen Hadise, ‘Düm Tek Tek’i alkışlar arasında söyledikten sonra programı sunan iki sunucu kendisine Türkçe konuşarak teşekkür etti.
Yunanlı sanatçı Sakis Ruvas’ın daha önce de Eurovision’a katıldığını hatırlatan Hadise, “Şimdiden bilemem ama belki birkaç yıl sonra ben de bir kez daha katılırım” diye konuştu. Sakis Ruvas, hazırladığı 3 şarkıyı seslendirirken halk oyuyla en fazla oy alan şarkısı belirlendi.
Programda, Hadise’nin yanı sıra İngiltere’den Jade ve Karadağ’dan Andrea Demiroviç şarkılarını seslendirdi.
Çekilen her sifondan vergi alınacak
Yine de şükür! Ya orada yaşasaydık? Tuvalette sifon çekmeye korkar hale gelecektik.
Avustralya'da kuraklıkla mücadele kapsamında, evlerde her çekilen sifon için vergi alınacak.
Radikal vergi uygulaması, atık su vergisinin evin değerine göre hesaplandığı mevcut sistemi tamamen değiştirerek "kullandığın kadar öde" yöntemini getiriyor.
Uzmanlar uygulamanın, daha az vergi ödemek için insanları duş süresini kısaltmaya, atık suları uygun şekilde değerlendirmeye ve yağmur suyunu depolamaya teşvik etmesini bekliyor.
Uygulama kapsamında, atık su oranını azaltan evlere indirim yapılacak. Adelaide Üniversitesi Su İdaresi Profesörü Mike Young, atık su vergilendirmesinin su krizinde önemle ele alınması gereken bir konu olduğunu söyledi.
Avustralya'da kuraklıkla mücadele kapsamında, evlerde her çekilen sifon için vergi alınacak.
Radikal vergi uygulaması, atık su vergisinin evin değerine göre hesaplandığı mevcut sistemi tamamen değiştirerek "kullandığın kadar öde" yöntemini getiriyor.
Uzmanlar uygulamanın, daha az vergi ödemek için insanları duş süresini kısaltmaya, atık suları uygun şekilde değerlendirmeye ve yağmur suyunu depolamaya teşvik etmesini bekliyor.
Uygulama kapsamında, atık su oranını azaltan evlere indirim yapılacak. Adelaide Üniversitesi Su İdaresi Profesörü Mike Young, atık su vergilendirmesinin su krizinde önemle ele alınması gereken bir konu olduğunu söyledi.
0
yorum
18 Şubat 2009 Çarşamba
Bilim Müzesi bir robotu işi aldı
Londra'daki Bilim Müzesi, ziyaretçileri eğlendiren, onlarla iletişim kurabilen yeni personeli robot "Berti"yi saflarına kattı.
Londra'daki Bilim Müzesi, ziyaretçileri eğlendiren, onlarla iletişim kurabilen yeni personeli robot "Berti"yi saflarına kattı.
Robotu üreten Elumotion şirketinden Graham Whiteley, insanlarla iletişim kurabilen ve doğal biçimde hareket edebilen insan benzeri robot konsepti üzerinde çalıştıklarını belirterek, "Berti gibi robotlardan, trafik kazalarında organlarını kaybedenler için protez veya mayın temizleme gibi çok tehlikeli görevleri yerine getirmekte faydalanılabilir" diye konuştu.
Müzedeki ziyaretçilerin elini pense gibi eliyle sıkabilen, ziyaretçilerle "doğal" hareketler ve kısa konuşmalar yapabilen Berti'yi geliştiren mühendisler, daha gelişmiş robotlar üzerinde çalıştıklarını belirtiyorlar.
225 bin avro değerindeki robotun elini sıkarken yine de özel bir eldiven giyilmesi tavsiye ediliyor.
Londra'daki Bilim Müzesi, ziyaretçileri eğlendiren, onlarla iletişim kurabilen yeni personeli robot "Berti"yi saflarına kattı.
Robotu üreten Elumotion şirketinden Graham Whiteley, insanlarla iletişim kurabilen ve doğal biçimde hareket edebilen insan benzeri robot konsepti üzerinde çalıştıklarını belirterek, "Berti gibi robotlardan, trafik kazalarında organlarını kaybedenler için protez veya mayın temizleme gibi çok tehlikeli görevleri yerine getirmekte faydalanılabilir" diye konuştu.
Müzedeki ziyaretçilerin elini pense gibi eliyle sıkabilen, ziyaretçilerle "doğal" hareketler ve kısa konuşmalar yapabilen Berti'yi geliştiren mühendisler, daha gelişmiş robotlar üzerinde çalıştıklarını belirtiyorlar.
225 bin avro değerindeki robotun elini sıkarken yine de özel bir eldiven giyilmesi tavsiye ediliyor.
Kızılırmak'ın suyu içilebilir mi ?
Ankara'nın 20 yıllık su ihtiyacı nasıl karşılandı? Hıfzısıhha'nın verdiği su raporu nasıl çıktı? Kızılırmak projesi ve tüm ayrıntılar;
------ADVERTORIAL-----
Geçen yaz yaşanan kuraklıkla birlikte Ankara'nın su sorunu tartışma konusu olmuştu. Devreye alınan Kızılırmak projesine ise muhalefetten sert eleştiriler gelmişti. İddialar Kızılırmak suyunun temiz olmadığına yönelikti. Peki hazırlanan sağlık raporları ne diyor?
KIZILIRMAK VE ŞEBEKE SUYU İÇİLEBİLİR Mİ?
ASKİ, DSİ (Devlet Su İşleri), Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Çevre Bakanlığı, TÜBİTAK, İstanbul Üniversitesi ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Laboratuarları bilimsel tahlilleriyle Ankara'nın musluklarından akan suyun içmeye ve kullanmaya uygun olduğu raporlandı.
İşte Ankara suyunun temiz olduğuna ilişkin raporlar:
ASKİ Raporu (1) (2)
Devlet Su İşleri (DSİ) Raporu (1) (2) (3)
Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Raporu (1) (2) (3)
İstanbul Teknik Üniversitesi Raporu (1)
Gazi Üniversitesi Raporu (1) (2)
Çevre Bakanlığı Raporu (1) (2)
TÜBİTAK Raporu (1) (2) (3) (4)
İstanbul Üniversitesi Raporu (1)
DEV KIZILIRMAK PROJESİ
Ankara’nın su ihtiyacının karşılanması konusunda İstanbul Teknik Üniversitesi hazırladığı raporda inşaatı uzun sürecek Gerede Sistemi yerine acilen Kızılırmak projesinin yapılması gerektiği belirtilince bu proje için düğmeye basıldı. Gerede’nin yapım süresi 5 yıldı. Buna karşın Kızılırmak 1 yıl gibi kısa bir sürede bitirilebilecek bir projeydi. Bu yüzden Kızılırmak projesinin yapımı öne alındı ve acilen Kızılırmak’tan su getirme çalışmalarına başlandı.
KIZILIRMAK PROJESİ’NİN BOYUTU
Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından çok kısa sürede tamamlanan bu proje, yapım teknikleri ve kapasitesiyle Dünya’da ve Türkiye’de bir ilk oldu. projeye dair istatistiki rakamlar şöyle:
- ÜÇ AYRI HAT DÖŞENDİ 128 km DEN 384 km BORU HATTI DÖŞENDİ.
- BU BORULARI TAM 11.000 TIR TAŞIDI.
- SADECE 500 TIR POMPA, MOTOR, VANTUZ VE VANA TAŞINDI.
- 110.000 METREKÜP BETON KULLANILDI.
- 10 ADET DEV SU DEPOSU İNŞAA EDİLDİ.
- 5 ADET POMPA İSTASYONU YAPILDI.
- 230 km ELEKTRİK HATTI DÖŞENDİ.
- BORULARIN BİRBİRİNE KAYNATILMASI İÇİN 80 km KAYNAK YAPILDI
- KIZILIRMAK HATTI TAMAMEN SON TEKNOLOJİ SCADA SİSTEMİNE BAĞLANARAK, BİLGİSAYARLI KONTROL SAĞLANDI
İvedik İçme Suyu Arıtma Tesisi’ne doğrudan Kızılırmak’tan gelen su, burada diğer barajlardan gelen sularla karıştırılıp arıtma işlemine sokuluyor. Arıtmadan çıktıktan sonra da Ankara şebekesine dağıtımın gerçekleştirildiği bu projeyle Ankara’nın uzun vadede içme suyu ihtiyacının karşılanması noktasında önemli bir adım atıldı. Projenin toplam maliyeti ASKİ’nin yaptığı tüm işler de dâhil olmak üzere 600 milyon TL civarında.
BU PROJE ANKARA'YA HAYAT VERECEK
Türkiye genelinde geçen yıl yaşanan şiddetli kuraklıktan Ankaralıların etkilenmemesi için Büyükşehir Belediyesi Kızılırmak projesine el attı.
Melih Gökçek, Ankara'nın su sorununu çözmek için yapılan çalışmaları şöyle anlatıyor;
“Ankara’nın su ihtiyacını karşılamak amacıyla DSİ Master planında 2030 yılında Ankara’ya getirilmesi düşünülen Kızılırmak – Kesikköprü Barajı’ndan su getirmek için hemen girişimlere başladık. Kuraklık sonucu meydana gelen su sıkıntısına acil çözüm bulunabilmesi için üniversitelerden de danışmanlık desteği alındı. Ankara’nın su ihtiyacının karşılanması konusunda İstanbul Teknik Üniversitesi hazırladığı raporda inşaatı uzun sürecek Gerede Sistemi yerine acilen Kızılırmak projesinin yapılması gerektiği belirtti. Gerede’nin yapım süresi 5 yıldı. Buna karşın Kızılırmak 1 yıl gibi kısa bir sürede bitirilebilecek bir projeydi. Bu yüzden Kızılırmak projesinin yapımı öne alındı ve acilen Kızılırmak’tan su getirme çalışmalarına başlandı.”
“Dsi’nin Kızılırmak’tan İçme Suyu temini projesi 10 yıllık yapım süresiyle 2030 yılındaki Başkent’in içme suyu ihtiyacına göre planlanmıştı” diyen Gökçek yaşanan kuraklığın, 7 milyar metreküplük su rezervine sahip olan Hirfanlı – Kesikköprü sistemindeki Kızılırmak suyunun acilen Ankara’ya getirilmesini zorunlu kıldığını ifade etti.
10 YILDA YAPILACAK İŞ 1 YILA SIĞDIRILDI
Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ Genel Müdürlüğü’nün, 10 yılda bitirilmesi planlanan projeyi baş döndürücü bir hızla 1 yılda tamamlayarak Ankaralıların hizmetine sunduğunu da sözlerine ekleyen Melih Gökçek. “Bu kolay bir iş değildi elbette. Çok üstün gayretler gösterildi. Ankaralıların su sıkıntısı çekmemesi için tüm ekipleri seferber edilmiş ve projede görev almaları için 13 ayrı firma ile anlaşılmıştı. Her biri 128 km. olan 3 ayrı hat döşendi. 1600 mm’lik bu hattın toplam uzunluğu 384 kilometre. Projede işçiler gece gündüz, yağmur çamur, toz toprak altında çalıştı. Büyükşehir Belediyesi’nin İçme suyu sağlama projelerine yönelik yürüttüğü en büyük proje olan Kızılırmak üzerindeki Kesikköprü Barajı’ndan Başkent’e içme suyu getirilmesi projesi de tıpkı diğer projeler gibi bir rekora imza atılan çalışma oldu. Çünkü bu proje kapsamı ve maliyeti bakımından da Türkiye’de şimdiye kadar yapılmış en ucuz maliyetli isale hattı projesi olmuştur. Yapım teknikleri, çalışmaları ve büyüklüğü bakımından bir ilke atılan bu projeyle, Başkent’in hiç yağış almaması durumunda bile 20 yıllık suyu garanti altına alındı. Ancak şu da unutulmamalıdır ki, Kızılırmak Havzası her yıl ortalama 36 milyar metreküp yağış almakta ve bu dev su potansiyeliyle Ankara’nın su ihtiyacı uzun vadeli olarak çözüme kavuşturdu. Türkiye’nin 20 yıllık suya sahip olan tek kenti Ankara. Başkent bu proje ile bundan sonra susuz kalmayacak.
------ADVERTORIAL-----
Geçen yaz yaşanan kuraklıkla birlikte Ankara'nın su sorunu tartışma konusu olmuştu. Devreye alınan Kızılırmak projesine ise muhalefetten sert eleştiriler gelmişti. İddialar Kızılırmak suyunun temiz olmadığına yönelikti. Peki hazırlanan sağlık raporları ne diyor?
KIZILIRMAK VE ŞEBEKE SUYU İÇİLEBİLİR Mİ?
ASKİ, DSİ (Devlet Su İşleri), Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Çevre Bakanlığı, TÜBİTAK, İstanbul Üniversitesi ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Laboratuarları bilimsel tahlilleriyle Ankara'nın musluklarından akan suyun içmeye ve kullanmaya uygun olduğu raporlandı.
İşte Ankara suyunun temiz olduğuna ilişkin raporlar:
ASKİ Raporu (1) (2)
Devlet Su İşleri (DSİ) Raporu (1) (2) (3)
Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Raporu (1) (2) (3)
İstanbul Teknik Üniversitesi Raporu (1)
Gazi Üniversitesi Raporu (1) (2)
Çevre Bakanlığı Raporu (1) (2)
TÜBİTAK Raporu (1) (2) (3) (4)
İstanbul Üniversitesi Raporu (1)
DEV KIZILIRMAK PROJESİ
Ankara’nın su ihtiyacının karşılanması konusunda İstanbul Teknik Üniversitesi hazırladığı raporda inşaatı uzun sürecek Gerede Sistemi yerine acilen Kızılırmak projesinin yapılması gerektiği belirtilince bu proje için düğmeye basıldı. Gerede’nin yapım süresi 5 yıldı. Buna karşın Kızılırmak 1 yıl gibi kısa bir sürede bitirilebilecek bir projeydi. Bu yüzden Kızılırmak projesinin yapımı öne alındı ve acilen Kızılırmak’tan su getirme çalışmalarına başlandı.
KIZILIRMAK PROJESİ’NİN BOYUTU
Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından çok kısa sürede tamamlanan bu proje, yapım teknikleri ve kapasitesiyle Dünya’da ve Türkiye’de bir ilk oldu. projeye dair istatistiki rakamlar şöyle:
- ÜÇ AYRI HAT DÖŞENDİ 128 km DEN 384 km BORU HATTI DÖŞENDİ.
- BU BORULARI TAM 11.000 TIR TAŞIDI.
- SADECE 500 TIR POMPA, MOTOR, VANTUZ VE VANA TAŞINDI.
- 110.000 METREKÜP BETON KULLANILDI.
- 10 ADET DEV SU DEPOSU İNŞAA EDİLDİ.
- 5 ADET POMPA İSTASYONU YAPILDI.
- 230 km ELEKTRİK HATTI DÖŞENDİ.
- BORULARIN BİRBİRİNE KAYNATILMASI İÇİN 80 km KAYNAK YAPILDI
- KIZILIRMAK HATTI TAMAMEN SON TEKNOLOJİ SCADA SİSTEMİNE BAĞLANARAK, BİLGİSAYARLI KONTROL SAĞLANDI
İvedik İçme Suyu Arıtma Tesisi’ne doğrudan Kızılırmak’tan gelen su, burada diğer barajlardan gelen sularla karıştırılıp arıtma işlemine sokuluyor. Arıtmadan çıktıktan sonra da Ankara şebekesine dağıtımın gerçekleştirildiği bu projeyle Ankara’nın uzun vadede içme suyu ihtiyacının karşılanması noktasında önemli bir adım atıldı. Projenin toplam maliyeti ASKİ’nin yaptığı tüm işler de dâhil olmak üzere 600 milyon TL civarında.
BU PROJE ANKARA'YA HAYAT VERECEK
Türkiye genelinde geçen yıl yaşanan şiddetli kuraklıktan Ankaralıların etkilenmemesi için Büyükşehir Belediyesi Kızılırmak projesine el attı.
Melih Gökçek, Ankara'nın su sorununu çözmek için yapılan çalışmaları şöyle anlatıyor;
“Ankara’nın su ihtiyacını karşılamak amacıyla DSİ Master planında 2030 yılında Ankara’ya getirilmesi düşünülen Kızılırmak – Kesikköprü Barajı’ndan su getirmek için hemen girişimlere başladık. Kuraklık sonucu meydana gelen su sıkıntısına acil çözüm bulunabilmesi için üniversitelerden de danışmanlık desteği alındı. Ankara’nın su ihtiyacının karşılanması konusunda İstanbul Teknik Üniversitesi hazırladığı raporda inşaatı uzun sürecek Gerede Sistemi yerine acilen Kızılırmak projesinin yapılması gerektiği belirtti. Gerede’nin yapım süresi 5 yıldı. Buna karşın Kızılırmak 1 yıl gibi kısa bir sürede bitirilebilecek bir projeydi. Bu yüzden Kızılırmak projesinin yapımı öne alındı ve acilen Kızılırmak’tan su getirme çalışmalarına başlandı.”
“Dsi’nin Kızılırmak’tan İçme Suyu temini projesi 10 yıllık yapım süresiyle 2030 yılındaki Başkent’in içme suyu ihtiyacına göre planlanmıştı” diyen Gökçek yaşanan kuraklığın, 7 milyar metreküplük su rezervine sahip olan Hirfanlı – Kesikköprü sistemindeki Kızılırmak suyunun acilen Ankara’ya getirilmesini zorunlu kıldığını ifade etti.
10 YILDA YAPILACAK İŞ 1 YILA SIĞDIRILDI
Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ Genel Müdürlüğü’nün, 10 yılda bitirilmesi planlanan projeyi baş döndürücü bir hızla 1 yılda tamamlayarak Ankaralıların hizmetine sunduğunu da sözlerine ekleyen Melih Gökçek. “Bu kolay bir iş değildi elbette. Çok üstün gayretler gösterildi. Ankaralıların su sıkıntısı çekmemesi için tüm ekipleri seferber edilmiş ve projede görev almaları için 13 ayrı firma ile anlaşılmıştı. Her biri 128 km. olan 3 ayrı hat döşendi. 1600 mm’lik bu hattın toplam uzunluğu 384 kilometre. Projede işçiler gece gündüz, yağmur çamur, toz toprak altında çalıştı. Büyükşehir Belediyesi’nin İçme suyu sağlama projelerine yönelik yürüttüğü en büyük proje olan Kızılırmak üzerindeki Kesikköprü Barajı’ndan Başkent’e içme suyu getirilmesi projesi de tıpkı diğer projeler gibi bir rekora imza atılan çalışma oldu. Çünkü bu proje kapsamı ve maliyeti bakımından da Türkiye’de şimdiye kadar yapılmış en ucuz maliyetli isale hattı projesi olmuştur. Yapım teknikleri, çalışmaları ve büyüklüğü bakımından bir ilke atılan bu projeyle, Başkent’in hiç yağış almaması durumunda bile 20 yıllık suyu garanti altına alındı. Ancak şu da unutulmamalıdır ki, Kızılırmak Havzası her yıl ortalama 36 milyar metreküp yağış almakta ve bu dev su potansiyeliyle Ankara’nın su ihtiyacı uzun vadeli olarak çözüme kavuşturdu. Türkiye’nin 20 yıllık suya sahip olan tek kenti Ankara. Başkent bu proje ile bundan sonra susuz kalmayacak.
Felçli sevgilinin aşk şantajı
Felç yüzünden yatalak olan gencin internetten tanıştığı Almanya'lı Türk kıza oynadığı oyunu babası bozdu... Web camden kızın uygunsuz görüntülerini çekti...
Bursa'nın Karacabey İlçesi'nde geçirdiği felç yüzünden yatalak olan 26 yaşındaki Hakan Bıçakçı, internette arkadaşlık sitesinde kendisini sağlıklı bir mühendis olarak tanıtıp, tanıştığı Almanya'da yaşayan 22 yaşındaki S.S. adlı Türk kızı ile arkadaşlık kurdu.
Bıçakçı, arkadaşlığını ilerlettikten sonra webcam aracılığı ile uygunsuz görüntülerini kaydettiği genç kızdan şantaj yaparak para istedi. Aldığı 7 bin Euro'yu yetersiz bulan ve daha fazlasını isteyen Bıçakçı, genç kızın durumdan şüphelenen babasının olayı öğrenip şikayetçi olması sonucu evinde gözaltına alındı.
Karacabey İlçesi, Canbalı Mahallesi'nde oturan ve omurilik rahatsızlığı nedeniyle belden aşağısı felç olan, tuvalet ihtiyacı bile ailesi tarafından karşılanan Hakan Bıçakçı, 1.5 yıl önce internetteki bir arkadaşlık sitesine başkasına ait fotoğraf koyup, adını ‘Arda’ olarak yazdıktan sonra mesleğinin mühendis olduğunu belirterek, kızlarla arkadaşlık kurmaya başladı. Bıçakçı, Almanya'da yaşayan Türk kızı S.S. ile bağlantı kurup yazışmaya başladı. Daha sonra webcam'den S.S.'nin uygunsuz görüntülerini kaydeden Bıçakçı, daha sonra bu görüntüleri internet ortamında yayınlamama karşılığında çeşitli tarihlerde toplam 7 bin Euro'yu arkadaşlarının adını verdiği posta havalesiyle aldı. Bir süre önce S.S.'den aynı şekilde tekrar para isteyen Bıçakçı, bu kez parası kalmayan genç kızın, babasının kredi kartıyla havale yapmak istemesi sonucu yakalandı. Babasının kontrol ettiği hesaplarındaki havaleyi nereye gönderdiği S.S.'ye sorması sonucu olay ortaya çıktı. Baba ve kızı S.S. geçen hafta Türkiye'ye gelerek, polise şikayette bulundu. Bıçakçı'nın adresi, bilgisayarının IP numarasından belirlendi. Karacabey Emniyet Müdürlüğü ekipleri, önceki gün belirlenen adrese baskın yaptı. Yatalak olduğu görülen ve İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne getirilemeyecek durumda olan genç, evde gözaltına alındı. Bıçakçı'nın ifadesinin ardından suç ortakları Kadir Uğur (28), Recep Güler (29) ve Fatih Çekiç (27) gözaltına alındı.
Sorgulamalarından sonra Bıçakçı'nın evrakı ile, 3 arkadaşları ‘dolandırıcılık’ suçundan Adliye'ye sevk edildi. Nöbetçi mahkeme, 4 kişinin, tutuksuz yargılanmasına karar verdi.
Bursa'nın Karacabey İlçesi'nde geçirdiği felç yüzünden yatalak olan 26 yaşındaki Hakan Bıçakçı, internette arkadaşlık sitesinde kendisini sağlıklı bir mühendis olarak tanıtıp, tanıştığı Almanya'da yaşayan 22 yaşındaki S.S. adlı Türk kızı ile arkadaşlık kurdu.
Bıçakçı, arkadaşlığını ilerlettikten sonra webcam aracılığı ile uygunsuz görüntülerini kaydettiği genç kızdan şantaj yaparak para istedi. Aldığı 7 bin Euro'yu yetersiz bulan ve daha fazlasını isteyen Bıçakçı, genç kızın durumdan şüphelenen babasının olayı öğrenip şikayetçi olması sonucu evinde gözaltına alındı.
Karacabey İlçesi, Canbalı Mahallesi'nde oturan ve omurilik rahatsızlığı nedeniyle belden aşağısı felç olan, tuvalet ihtiyacı bile ailesi tarafından karşılanan Hakan Bıçakçı, 1.5 yıl önce internetteki bir arkadaşlık sitesine başkasına ait fotoğraf koyup, adını ‘Arda’ olarak yazdıktan sonra mesleğinin mühendis olduğunu belirterek, kızlarla arkadaşlık kurmaya başladı. Bıçakçı, Almanya'da yaşayan Türk kızı S.S. ile bağlantı kurup yazışmaya başladı. Daha sonra webcam'den S.S.'nin uygunsuz görüntülerini kaydeden Bıçakçı, daha sonra bu görüntüleri internet ortamında yayınlamama karşılığında çeşitli tarihlerde toplam 7 bin Euro'yu arkadaşlarının adını verdiği posta havalesiyle aldı. Bir süre önce S.S.'den aynı şekilde tekrar para isteyen Bıçakçı, bu kez parası kalmayan genç kızın, babasının kredi kartıyla havale yapmak istemesi sonucu yakalandı. Babasının kontrol ettiği hesaplarındaki havaleyi nereye gönderdiği S.S.'ye sorması sonucu olay ortaya çıktı. Baba ve kızı S.S. geçen hafta Türkiye'ye gelerek, polise şikayette bulundu. Bıçakçı'nın adresi, bilgisayarının IP numarasından belirlendi. Karacabey Emniyet Müdürlüğü ekipleri, önceki gün belirlenen adrese baskın yaptı. Yatalak olduğu görülen ve İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne getirilemeyecek durumda olan genç, evde gözaltına alındı. Bıçakçı'nın ifadesinin ardından suç ortakları Kadir Uğur (28), Recep Güler (29) ve Fatih Çekiç (27) gözaltına alındı.
Sorgulamalarından sonra Bıçakçı'nın evrakı ile, 3 arkadaşları ‘dolandırıcılık’ suçundan Adliye'ye sevk edildi. Nöbetçi mahkeme, 4 kişinin, tutuksuz yargılanmasına karar verdi.
0
yorum
17 Şubat 2009 Salı
Türk hackerlar ABD'ye el attı
Türk hacker timi Ayyıldız, bu kez Amerika'da bir okulun bilgisayarını sabote etti... Korsanların bunu niye yaptıkları bilinmiyor.
ABD'nin Louisiana eyaletindeki St. Tammany'de bir okulun internet sitesi, Türk bilgisayar korsanları tarafından sabote edildi.
Okul yetkilileri, kendilerini "Ayyıldız" olarak tanıtan bilgisayar korsanlarının, internet sitesinin giriş sayfasını kısa bir süre için sabote ettiğini söylediler.
Bilgisayar korsanlarının, giriş sayfasının yerine yerleştirdikleri mesaj hakkında bilgi vermeyen yetkililer, sistem güvenliğinin artırıldığını belirttiler.
Bilgisayar korsanlarının, internet sitesinde yer alan okul kayıtlarına ve şahsi bilgilere ulaşma olanağı bulamadıkları kaydedildi.
ABD'nin Louisiana eyaletindeki St. Tammany'de bir okulun internet sitesi, Türk bilgisayar korsanları tarafından sabote edildi.
Okul yetkilileri, kendilerini "Ayyıldız" olarak tanıtan bilgisayar korsanlarının, internet sitesinin giriş sayfasını kısa bir süre için sabote ettiğini söylediler.
Bilgisayar korsanlarının, giriş sayfasının yerine yerleştirdikleri mesaj hakkında bilgi vermeyen yetkililer, sistem güvenliğinin artırıldığını belirttiler.
Bilgisayar korsanlarının, internet sitesinde yer alan okul kayıtlarına ve şahsi bilgilere ulaşma olanağı bulamadıkları kaydedildi.
Tolga Karel'i uçakta dövdüler
Tolga Karel'i uçakta dövdüler
Yaprak Dökümü dizisinin kötü adamı Tolga Karel'i uçakta dövdüler.
Stutgart'tan İstanbul'a dönüşte THY uçağında başlayan tartışma sonrası Tolga Karel'in feci dayak yediği öğrenildi.
Uçakta başlayan kavganın aprona kadar yayıldığı olaylı gecede Karel'in ağlayarak sinir krizi geçirdiği iddia edildi.
Uçakta yaşanan tartışma sonrası çıkan kavga polise haber verilirken Karel, önce şikayetçi olmadı. Yolcuların pasaporttan geçmesinden sonra bu sefer şikayetçi olan Karel'i dövenler kayıplara karıştı. Kendisini dövenleri teşhis edemeyen ünlü oyuncu ifadesi alındıktan sonra savcılığa sevkedildi.
Dış Hatlar Büro Amirliği'nde ünlü oyuncunun sık sık "Dizilerde kötü adamı canlandırıyorum diye dövülür mü insan" dediği ve gözyaşı döktüğü öğrenildi.
Yaprak Dökümü dizisinin kötü adamı Tolga Karel'i uçakta dövdüler.
Stutgart'tan İstanbul'a dönüşte THY uçağında başlayan tartışma sonrası Tolga Karel'in feci dayak yediği öğrenildi.
Uçakta başlayan kavganın aprona kadar yayıldığı olaylı gecede Karel'in ağlayarak sinir krizi geçirdiği iddia edildi.
Uçakta yaşanan tartışma sonrası çıkan kavga polise haber verilirken Karel, önce şikayetçi olmadı. Yolcuların pasaporttan geçmesinden sonra bu sefer şikayetçi olan Karel'i dövenler kayıplara karıştı. Kendisini dövenleri teşhis edemeyen ünlü oyuncu ifadesi alındıktan sonra savcılığa sevkedildi.
Dış Hatlar Büro Amirliği'nde ünlü oyuncunun sık sık "Dizilerde kötü adamı canlandırıyorum diye dövülür mü insan" dediği ve gözyaşı döktüğü öğrenildi.
0
yorum
16 Şubat 2009 Pazartesi
Tolga Karel'e uçakta şok
Tolga Karel'e uçakta şok
Tolga Karel'in bulunduğu uçakta ortalık fena karıştı. Sanatçıya yolculardan biri tepkisini abartınca olanlar oldu.
Türk Hava Yolları uçağıyla Stutgart’tan İstanbul'a dönen Tolga Karel, uçakta yaşanan bir tartışmanın ardından dayak yedi.
Kavganın aprona kadar yayıldığı olayda, Karel’in ağlayarak sinir krizi geçirdiği iddia edildi. Kavga nedeniyle polise haber verildi.
Karel'in menejeri, yolcunun, "Kötü adamı canlandırıyorsun" diyerek ünlü oyuncuya saldırdığını ifade etti.
Karel, yolcuların pasaporttan geçmesinden sonra şikayetçi oldu ancak Karel'i dövenler kayıplara karıştı.
Kendisini dövenleri teşhis edemeyen ünlü oyuncu ifadesi alındıktan sonra savcılığa sevkedildi.
Dış Hatlar Büro Amirliği’nde ünlü oyuncunun sık sık, "Dizilerde kötü adamı canlandırıyorum diye dövülür mü insan" dediği ve gözyaşı döktüğü öğrenildi.
Tolga Karel'in bulunduğu uçakta ortalık fena karıştı. Sanatçıya yolculardan biri tepkisini abartınca olanlar oldu.
Türk Hava Yolları uçağıyla Stutgart’tan İstanbul'a dönen Tolga Karel, uçakta yaşanan bir tartışmanın ardından dayak yedi.
Kavganın aprona kadar yayıldığı olayda, Karel’in ağlayarak sinir krizi geçirdiği iddia edildi. Kavga nedeniyle polise haber verildi.
Karel'in menejeri, yolcunun, "Kötü adamı canlandırıyorsun" diyerek ünlü oyuncuya saldırdığını ifade etti.
Karel, yolcuların pasaporttan geçmesinden sonra şikayetçi oldu ancak Karel'i dövenler kayıplara karıştı.
Kendisini dövenleri teşhis edemeyen ünlü oyuncu ifadesi alındıktan sonra savcılığa sevkedildi.
Dış Hatlar Büro Amirliği’nde ünlü oyuncunun sık sık, "Dizilerde kötü adamı canlandırıyorum diye dövülür mü insan" dediği ve gözyaşı döktüğü öğrenildi.
Ölüme yarım saniye kala
Ölüme yarım saniye kala
Alman Bild, feci ölümleri ve mucize kurtuluşları derledi ortaya inanılmaz görüntüler çıktı. İşte o mucize kurtuluşlar;
Geçen hafta yayınlanan ve dünyanın dört bir yanında izleyenlerin yüreğini ağzına getiren videoda, feci bir ölümden yarım saniye ya da yarım santim farkla kurtulmayı başaran genç, ilk kez konuştu.
17 Aralık sabahı, İngiltere'nin Essex bölgesindeki Rainham kentindeki hemzemin geçitte kaydedilen bu görüntü, geçen hafta dünyanın dört bir yanındaki televizyon kanallarında yayınlandı. Amaç, uyarılara aldırmadan hemzemin geçitten geçenleri tehlike konusunda uyarmaktı.
Güvenlik kamerasıyla çekilen 20 saniyelik görüntüde, genç adam, hemzemin geçitteki bariyerlere aldırmadan hızla karşıya geçmeye çalışıyor. Ama aynı anda hızla gelen tren bu kişiyi adeta sıyırarak geçiyor.
Spor ayakkabısı ayağından fırlayan kişi yarım saniye, ya da yarim santim farkla kurtuluyor. İzleyenlerin yüreğini ağzına getiren görüntüdeki kişi ortaya çıktı ve ilk kez konuştu.
19 yaşındaki Craig Grant "Olay 17 Aralık'ta oldu. 18 Aralık sabahı, demiryolları yetkilileri beni buldular ve uyarı aldım. O görüntüleri bana izlettirdiler. Dehşete kapıldım. Zaten çok korkmuştum ama görüntüyü izlerken nasıl bir ölümden kıl payı kurtulduğumu daha iyi anladım. O sabah işe geç kalmıştım ve bu yüzden 'Bir şey olmaz' diyerek uyarılara aldırmadan geçiverdim. Bir daha asla" dedi.
Alman Bild, feci ölümleri ve mucize kurtuluşları derledi ortaya inanılmaz görüntüler çıktı. İşte o mucize kurtuluşlar;
Geçen hafta yayınlanan ve dünyanın dört bir yanında izleyenlerin yüreğini ağzına getiren videoda, feci bir ölümden yarım saniye ya da yarım santim farkla kurtulmayı başaran genç, ilk kez konuştu.
17 Aralık sabahı, İngiltere'nin Essex bölgesindeki Rainham kentindeki hemzemin geçitte kaydedilen bu görüntü, geçen hafta dünyanın dört bir yanındaki televizyon kanallarında yayınlandı. Amaç, uyarılara aldırmadan hemzemin geçitten geçenleri tehlike konusunda uyarmaktı.
Güvenlik kamerasıyla çekilen 20 saniyelik görüntüde, genç adam, hemzemin geçitteki bariyerlere aldırmadan hızla karşıya geçmeye çalışıyor. Ama aynı anda hızla gelen tren bu kişiyi adeta sıyırarak geçiyor.
Spor ayakkabısı ayağından fırlayan kişi yarım saniye, ya da yarim santim farkla kurtuluyor. İzleyenlerin yüreğini ağzına getiren görüntüdeki kişi ortaya çıktı ve ilk kez konuştu.
19 yaşındaki Craig Grant "Olay 17 Aralık'ta oldu. 18 Aralık sabahı, demiryolları yetkilileri beni buldular ve uyarı aldım. O görüntüleri bana izlettirdiler. Dehşete kapıldım. Zaten çok korkmuştum ama görüntüyü izlerken nasıl bir ölümden kıl payı kurtulduğumu daha iyi anladım. O sabah işe geç kalmıştım ve bu yüzden 'Bir şey olmaz' diyerek uyarılara aldırmadan geçiverdim. Bir daha asla" dedi.
0
yorum
15 Şubat 2009 Pazar
KKTC'de büyük Türkiye ayıbı!
KKTC'de büyük Türkiye ayıbı!
KKTC'de bir grup Türk, Türkiye'yi işgalcilikle suçladı! Eylemde öyle sözler safedildi ki akıllara durgunluk verdi.
KKTC’deki polis alımlarına Türkiye’nin müdahale ettiğini iddia eden bir grup, Lefkoşa’daki Türk Büyükelçiliği önünde gösteri düzenledi Gösteride Türkiye, resmen işgalci ilan edildi.
KKTC’de bir hafta önce polis teşkilatına 100 kişinin alınmasında kayırmacılık yapıldığı iddia edilerek, Türkiye’ye işgalci suçlaması yöneltildi.
Polis teşkilatına yeni polis alınmasıyla ilgili tartışma, yapılan sınavda başarılı olduklarını ileri süren bazı adayların 100 kişilik kazananlar listesine girmemesi üzerine patlak verdi. Sınavda kayırmacılık yapıldığını savunan ve sınavı kazandıklarını iddia eden 20 kişilik bir grup, önceki gün Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği önünde toplanarak elçiliğin polis alımlarına “müdahalede bulunduğunu” ileri sürdü. Grup, polis alımlarını protesto ederken, Türkiye’ye ağır bir dille hücumda bulundu.
KKTC'DE KANLI EL MARKETİ
Türkiye’yi, “Kuzey Kıbrıs’ı işgal etmekle” suçlayan Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP), Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP) ve Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) yandaşları, “Emperyalizme, Faşizme ve İşgallere Karşı Direniş” yazılı pankartla Türkiye elçiliğine geldi. Grup, elçiliğin polis alımlarına karıştığını iddia ederek, elçilik kapısına seramikten yapılmış “kanlı el” maketi bıraktı.
TÜRKİYE'YE İŞGALCİ SUÇLAMASI
Grup adına konuşan BKP’li Abdullah Korkmazhan, polis alımlarında Türkiye elçiliğinin istediği kişilerin işe alındığını ileri sürdü. Korkmazhan, “Kuzey Kıbrıs Türkiye’nin işgali altında olduğu müddetçe, Türkiye Kuzey Kıbrıs’taki her türlü olaydan sorumludur. Bilhassa da Kuzey Kıbrıs’taki halkın güvenliğinden. İşgal durumu sürdükçe Türkiye şunu iyice bilimelidir ki, Kuzey Kıbrıs’taki vatandaşlarımızın burnu dahi kanasa Türkiye sorumludur” dedi.
Çıkan tartışmalar üzerine KKTC Yüksek İdare Mahkemesi, 100 kişilik listeden 38 kişinin işlemlerini durdurdu. Emniyet Müdürü Günay Özan’la görüşen Başbakan Ferdi Sabit Soyer de, “Özan’ın açıklamalarından tatmin olmadığı” gerekçesiyle, 100 kişinin maaşlarını dondurduğunu açıkladı.
KKTC'de bir grup Türk, Türkiye'yi işgalcilikle suçladı! Eylemde öyle sözler safedildi ki akıllara durgunluk verdi.
KKTC’deki polis alımlarına Türkiye’nin müdahale ettiğini iddia eden bir grup, Lefkoşa’daki Türk Büyükelçiliği önünde gösteri düzenledi Gösteride Türkiye, resmen işgalci ilan edildi.
KKTC’de bir hafta önce polis teşkilatına 100 kişinin alınmasında kayırmacılık yapıldığı iddia edilerek, Türkiye’ye işgalci suçlaması yöneltildi.
Polis teşkilatına yeni polis alınmasıyla ilgili tartışma, yapılan sınavda başarılı olduklarını ileri süren bazı adayların 100 kişilik kazananlar listesine girmemesi üzerine patlak verdi. Sınavda kayırmacılık yapıldığını savunan ve sınavı kazandıklarını iddia eden 20 kişilik bir grup, önceki gün Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği önünde toplanarak elçiliğin polis alımlarına “müdahalede bulunduğunu” ileri sürdü. Grup, polis alımlarını protesto ederken, Türkiye’ye ağır bir dille hücumda bulundu.
KKTC'DE KANLI EL MARKETİ
Türkiye’yi, “Kuzey Kıbrıs’ı işgal etmekle” suçlayan Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP), Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP) ve Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) yandaşları, “Emperyalizme, Faşizme ve İşgallere Karşı Direniş” yazılı pankartla Türkiye elçiliğine geldi. Grup, elçiliğin polis alımlarına karıştığını iddia ederek, elçilik kapısına seramikten yapılmış “kanlı el” maketi bıraktı.
TÜRKİYE'YE İŞGALCİ SUÇLAMASI
Grup adına konuşan BKP’li Abdullah Korkmazhan, polis alımlarında Türkiye elçiliğinin istediği kişilerin işe alındığını ileri sürdü. Korkmazhan, “Kuzey Kıbrıs Türkiye’nin işgali altında olduğu müddetçe, Türkiye Kuzey Kıbrıs’taki her türlü olaydan sorumludur. Bilhassa da Kuzey Kıbrıs’taki halkın güvenliğinden. İşgal durumu sürdükçe Türkiye şunu iyice bilimelidir ki, Kuzey Kıbrıs’taki vatandaşlarımızın burnu dahi kanasa Türkiye sorumludur” dedi.
Çıkan tartışmalar üzerine KKTC Yüksek İdare Mahkemesi, 100 kişilik listeden 38 kişinin işlemlerini durdurdu. Emniyet Müdürü Günay Özan’la görüşen Başbakan Ferdi Sabit Soyer de, “Özan’ın açıklamalarından tatmin olmadığı” gerekçesiyle, 100 kişinin maaşlarını dondurduğunu açıkladı.
Clyde's Comix- "Wrestler" audio from Willie Barcena DVD
Clyde's Comix- "Wrestler" audio from Willie Barcena DVD
Aesthetic Perfection - The Great Depression (Official Video)
Aesthetic Perfection - The Great Depression (Official Video)
Cem Yılmaz kırıp geçirdi!
Cem Yılmaz kırıp geçirdi!
Cem Yılmaz, "Var mısın Yok musun"a konuk oldu Acun yerlere yattı! Hele bir fıkra anlatışı vardı ki mutlaka izleyin!
Cem Yılmaz, kemik kanseri olan minik Elif için yarıştı Acun Ilıcalı gülmekten yerlere yattı! Hamdi Bey'in torpiliyle yarışmadan 100 bin TL ödül kazanan Yılmaz, yine gülmekten kırıp geçirdi!
"Var mısın Yok musun"un dün akşam ki konuğu ünlü sanatçı Cem Yılmaz oldu. Son iki tura kadar iyi bir yarışma çıkaran Yılmaz, üst üste açtırdığı 500 bin YTL'lik kutulara rağmen program boyunca neşesinden hiç bir şey kaybetmedi.
ANNESİ 500 BİN TL AÇTIRDI
Yılmaz'ın anne ve babasının da uydu aracılığıyla katıldığı programda, bir yarışmacının esprileri anlamadığını söyledi. Bunun üzerine Yılmaz ilk kez Acun'a özel İngilizce fıkra anlattı. Yılmaz'ın Nasrettin Hoca fıkrası izleyenleri kahkahalara boğdu.
Cem Yılmaz, "Var mısın Yok musun"a konuk oldu Acun yerlere yattı! Hele bir fıkra anlatışı vardı ki mutlaka izleyin!
Cem Yılmaz, kemik kanseri olan minik Elif için yarıştı Acun Ilıcalı gülmekten yerlere yattı! Hamdi Bey'in torpiliyle yarışmadan 100 bin TL ödül kazanan Yılmaz, yine gülmekten kırıp geçirdi!
"Var mısın Yok musun"un dün akşam ki konuğu ünlü sanatçı Cem Yılmaz oldu. Son iki tura kadar iyi bir yarışma çıkaran Yılmaz, üst üste açtırdığı 500 bin YTL'lik kutulara rağmen program boyunca neşesinden hiç bir şey kaybetmedi.
ANNESİ 500 BİN TL AÇTIRDI
Yılmaz'ın anne ve babasının da uydu aracılığıyla katıldığı programda, bir yarışmacının esprileri anlamadığını söyledi. Bunun üzerine Yılmaz ilk kez Acun'a özel İngilizce fıkra anlattı. Yılmaz'ın Nasrettin Hoca fıkrası izleyenleri kahkahalara boğdu.
Mitingde Ergenekon kavgası
Mitingde Ergenekon kavgası
"Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz" diyen işçiler bugün Kadıköy meydanındaydı ama mitingde Ergenekon kavgası çıktı.
Türk-İş, DİSK, KESK'in İstanbul Kadıköy İskele Meydanı'nda düzenlediği "Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz: İşsizliğe ve Yoksulluğa Karşı Birleşik Mücadele, Emek ve Demokrasi Mitingi" yapılıyor.
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile bir alışveriş merkezi önünde sabah saatlerinden itibaren toplanan gruplar, iki ayrı koldan miting alanına doğru yürüyüşe geçti.
Ellerinde pankart, döviz, bayrak ve flamalarbulunan gruplar, yürüyüş sırasında çeşitli sloganlar attı.
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde toplananlara,Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Genel Sekreter Mustafa Türkel, aralarında Hava-İş Sendikası Genel Başkanı Atilay Ayçin, Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Ercan İpekçi'nin de bulunduğu Türk-İş'e bağlı sendikaların yöneticileri önderlik etti.
Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi önünde toplanan ve General Şükrü Gürler caddesi üzerinden harekete geçen grubun önünde de DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, KESK Başkanı Sami Evren ile diğer sendika, parti ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri yürüdü.
Tıbbiye ve General Şükrü Gürler Caddesi'nden gelen gruplar, Rıhtım caddesinden geçtikten sonra miting alanına ulaştı. Katılımcılar, alınan geniş güvenlik önlemleri çerçevesinde oluşturulan kontrol noktalarında tek tek üzerleri aranarak içeri alınıyor.
Bu arada, miting nedeniyle saat 08.00'den itibaren Tıbbiye ve Rıhtım caddeleriyle buna bağlı cadde ve sokaklar trafiğe kapatıldı.
"Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz" diyen işçiler bugün Kadıköy meydanındaydı ama mitingde Ergenekon kavgası çıktı.
Türk-İş, DİSK, KESK'in İstanbul Kadıköy İskele Meydanı'nda düzenlediği "Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz: İşsizliğe ve Yoksulluğa Karşı Birleşik Mücadele, Emek ve Demokrasi Mitingi" yapılıyor.
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile bir alışveriş merkezi önünde sabah saatlerinden itibaren toplanan gruplar, iki ayrı koldan miting alanına doğru yürüyüşe geçti.
Ellerinde pankart, döviz, bayrak ve flamalarbulunan gruplar, yürüyüş sırasında çeşitli sloganlar attı.
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde toplananlara,Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Genel Sekreter Mustafa Türkel, aralarında Hava-İş Sendikası Genel Başkanı Atilay Ayçin, Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Ercan İpekçi'nin de bulunduğu Türk-İş'e bağlı sendikaların yöneticileri önderlik etti.
Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi önünde toplanan ve General Şükrü Gürler caddesi üzerinden harekete geçen grubun önünde de DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, KESK Başkanı Sami Evren ile diğer sendika, parti ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri yürüdü.
Tıbbiye ve General Şükrü Gürler Caddesi'nden gelen gruplar, Rıhtım caddesinden geçtikten sonra miting alanına ulaştı. Katılımcılar, alınan geniş güvenlik önlemleri çerçevesinde oluşturulan kontrol noktalarında tek tek üzerleri aranarak içeri alınıyor.
Bu arada, miting nedeniyle saat 08.00'den itibaren Tıbbiye ve Rıhtım caddeleriyle buna bağlı cadde ve sokaklar trafiğe kapatıldı.
Yazıcıda Bellek Basılır mı?
Yazıcıda Bellek Basılır mı?
Fazladan belleğe ihtiyacınız olduğunda yazıcıdan çıktı olarak alma fikri komik mi geliyor? Yepyeni bir teknolojiyle tanışmaya hazırlanın.
Japonlar yine yapacağını. Nissan Chemical Industries, püskürtmeli bir yazıcıdan altın tozu ve polistiren kullanarak bellek bastırmanın bir yolunu buldu.
Elektronik bir devre olarak çalışabilmesi için, minik transistörleri de çıktıya eklemeyi başaran Nissan Chemical, silikon belleklerin onda biri fiyata üretilen bu "katlanabilir belleklerin" her türlü cihazda kullanılabileceğini iddia ediyor.
İlk örneklerde veri sıklığı konusunda sıkıntı yaşansa da, Nissan Chemical 2011 yılına kadar bu teknolojiyi ticari amaçla kullanılabilecek hale getirebileceklerine inanıyor.
Fazladan belleğe ihtiyacınız olduğunda yazıcıdan çıktı olarak alma fikri komik mi geliyor? Yepyeni bir teknolojiyle tanışmaya hazırlanın.
Japonlar yine yapacağını. Nissan Chemical Industries, püskürtmeli bir yazıcıdan altın tozu ve polistiren kullanarak bellek bastırmanın bir yolunu buldu.
Elektronik bir devre olarak çalışabilmesi için, minik transistörleri de çıktıya eklemeyi başaran Nissan Chemical, silikon belleklerin onda biri fiyata üretilen bu "katlanabilir belleklerin" her türlü cihazda kullanılabileceğini iddia ediyor.
İlk örneklerde veri sıklığı konusunda sıkıntı yaşansa da, Nissan Chemical 2011 yılına kadar bu teknolojiyi ticari amaçla kullanılabilecek hale getirebileceklerine inanıyor.
Symbian, Android'le Kafa Kafaya
Symbian, Android'le Kafa Kafaya
Şu sıralar esen Google Android kasırgası, en dişli rakiplerden Symbian'ın Mobile World Congress öncesi gövde gösterisi yapmasına engel olamıyor.
Önümüzdeki hafta MWC'de Open Handset Alliance karşısında adeta ringe çıkacak olan Symbian Vakfı, şova erken başlamış görünüyor. Zira vakıf, MySpace, Bank of America ve Omron Software de dahil olmak üzere yeni üyelerin katılımını duyurdu.
Her İki Tarafa Üyelik Mümkün
Şirketlerin Symbian Vakfı'na 1.500 dolar üyelik ücreti ödemesi gerekiyor ve anlaşma tek tarafa özel değil. Yani birçok şirket aynı zamanda Google Android'i de destekleyebiliyor.
Örneğin Qualcomm'un her iki tarafta da üyeliği bulunuyor. Çünkü firma, Windows olmadığı ve ARM tabanlı Snapdragon işlemcilerini yerleştirebildiği sürece, cihazın Android mi Symbian mı olduğunu pek de önemsemiyor. Bakalım önümüzdeki hafta fuarın yıldızı hangi taraf olacak.
Yazan: Erhan Kahraman
SDN - http://shiftdelete.net
Kaynak:http://shiftdelete.net/symbian-androidle-kafa-kafaya-8736.html
Şu sıralar esen Google Android kasırgası, en dişli rakiplerden Symbian'ın Mobile World Congress öncesi gövde gösterisi yapmasına engel olamıyor.
Önümüzdeki hafta MWC'de Open Handset Alliance karşısında adeta ringe çıkacak olan Symbian Vakfı, şova erken başlamış görünüyor. Zira vakıf, MySpace, Bank of America ve Omron Software de dahil olmak üzere yeni üyelerin katılımını duyurdu.
Her İki Tarafa Üyelik Mümkün
Şirketlerin Symbian Vakfı'na 1.500 dolar üyelik ücreti ödemesi gerekiyor ve anlaşma tek tarafa özel değil. Yani birçok şirket aynı zamanda Google Android'i de destekleyebiliyor.
Örneğin Qualcomm'un her iki tarafta da üyeliği bulunuyor. Çünkü firma, Windows olmadığı ve ARM tabanlı Snapdragon işlemcilerini yerleştirebildiği sürece, cihazın Android mi Symbian mı olduğunu pek de önemsemiyor. Bakalım önümüzdeki hafta fuarın yıldızı hangi taraf olacak.
Yazan: Erhan Kahraman
SDN - http://shiftdelete.net
Kaynak:http://shiftdelete.net/symbian-androidle-kafa-kafaya-8736.html
Saati Aktif Pencerede Gösterin
Saati Aktif Pencerede Gösterin
Bilgisayar başındayken zaman sizin için önemliyse, TicTocTitle ile her zaman çalıştığınız pencerenin köşesinde saati görebilirsiniz.
Küçük ve yerine göre çok kullanışlı olabilen TicTocTitle adlı yazılım, bilgisayarın saatini aktif pencerenin üst köşesinde görüntülemenizi sağlıyor. Ayrıca sistem tepsisindeki simgeye çift tıkladığınızda, saati ve tarihi panoya kopyalayan 205 KB'lık program, ofis belgeleriyle çalışırken veya internette gezerken zamanı takip etmek için ideal.
Yazan: Erhan Kahraman
SDN - http://shiftdelete.net
Kaynak:http://shiftdelete.net/saati-aktif-pencerede-gosterin-8733.html
Bilgisayar başındayken zaman sizin için önemliyse, TicTocTitle ile her zaman çalıştığınız pencerenin köşesinde saati görebilirsiniz.
Küçük ve yerine göre çok kullanışlı olabilen TicTocTitle adlı yazılım, bilgisayarın saatini aktif pencerenin üst köşesinde görüntülemenizi sağlıyor. Ayrıca sistem tepsisindeki simgeye çift tıkladığınızda, saati ve tarihi panoya kopyalayan 205 KB'lık program, ofis belgeleriyle çalışırken veya internette gezerken zamanı takip etmek için ideal.
Yazan: Erhan Kahraman
SDN - http://shiftdelete.net
Kaynak:http://shiftdelete.net/saati-aktif-pencerede-gosterin-8733.html
8 yıldır cinsel ilişkiye girmemiş!
8 yıldır cinsel ilişkiye girmemiş!
Geçen hafta önce bir batımda 8 doğuran kadın şaşırttı! Tam 8 yıldır cinsel ilişkiye girmemiş.
Amerika’da altı bebek annesiyken, tanımadığı bir donörden aldığı spermlerle tüp bebek yöntemiyle sekizlere hamile kalan Nadya Süleyman 8 yıldır cinsel ilişkiye girmediğini söyledi. 33 yaşındaki kadının doğumdan sadece 8 gün önce çekilen fotoğraflar da yayınlandı.
İşi ticarete döktü
Altı çocuğu olan bekar bir kadına, tüp bebek yöntemi uygulayan hastane büyük eleştiri almış, 14 çocuklu Süleyman da sorumsuzlukla suçlanmıştı. Bebeklerine bakabilmek için bağış toplamak amacıyla internet sitesi açan kadın, "işi ticarete döktü" diye tehditler aldığını söyleyerek koruma tuttu.
Doğumdan 8 gün önce çektirdiği karnının fotoğraflarını da yayınlatan kadının, bunun karşılığında kaç para aldığını sır gibi saklıyor.
Hiç çalışmayan ama daha önce doğurduğu çocuklardan 2'si için bir süre sponsor da bulduğu ortaya çıkan kadın, çocuklar için aldığı devlet yardımını, bu son doğumlarla artırmış oldu.
Geçen hafta önce bir batımda 8 doğuran kadın şaşırttı! Tam 8 yıldır cinsel ilişkiye girmemiş.
Amerika’da altı bebek annesiyken, tanımadığı bir donörden aldığı spermlerle tüp bebek yöntemiyle sekizlere hamile kalan Nadya Süleyman 8 yıldır cinsel ilişkiye girmediğini söyledi. 33 yaşındaki kadının doğumdan sadece 8 gün önce çekilen fotoğraflar da yayınlandı.
İşi ticarete döktü
Altı çocuğu olan bekar bir kadına, tüp bebek yöntemi uygulayan hastane büyük eleştiri almış, 14 çocuklu Süleyman da sorumsuzlukla suçlanmıştı. Bebeklerine bakabilmek için bağış toplamak amacıyla internet sitesi açan kadın, "işi ticarete döktü" diye tehditler aldığını söyleyerek koruma tuttu.
Doğumdan 8 gün önce çektirdiği karnının fotoğraflarını da yayınlatan kadının, bunun karşılığında kaç para aldığını sır gibi saklıyor.
Hiç çalışmayan ama daha önce doğurduğu çocuklardan 2'si için bir süre sponsor da bulduğu ortaya çıkan kadın, çocuklar için aldığı devlet yardımını, bu son doğumlarla artırmış oldu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)